Gereksinim duydugunuz icerige ulasmak icin,

Arama Yap;

Fable III

Fable_III

Bir kahramanın soyundan gelen herkes kahraman değildir, fakat bir kahramanın soyundan başka bir kahraman gelir. Fable III bizlere bu sözü ispatlıyor. İkinci oyundaki olayların üzerinden aşağı yukarı 50 yıl geçmiştir ve ikinci oyundaki kahramanımız Albion’un kralı olmuş, şimdiyse tahtta onun büyük oğlu Logan bulunmaktadır. Sanayi çağının Albion’a da uğramasıyla krallığın o güzelim atmosferini kara dumanlar kaplamış, Logan’ın babasına yaraşır bir oğul olamayıp, halkının yaşadığı açlığa, çektiği acılara ve fabrikalarda köle gibi çalıştırılmasına göz yumması, insanları krala karşı isyana sürüklemiş ve bu durumda yeni bir liderin, bir kahramanın ortaya çıkması da kaçınılmaz olmuştur. İşte bu noktada Logan’ın kardeşi olarak biz devreye giriyoruz ve kardeşimizin tiranlığını yıkmak için çıktığımız bu yolculukta Lionhead’in başarılı senaristleri sayesinde hiç ummadığımız olaylarla karşılaşıyoruz.

ZOR ZAMANLAR

İkinci oyunun aksine bu sefer karakterimizi çocukluk çağından itibaren kontrol etmiyoruz. Oyuna başladığınızda kahramanın uykucu bir prens olduğunu düşünebilirsiniz, ancak çok geçmeden onun halkına ne kadar düşkün olduğunu fark ediyorsunuz. Fark edeceğiniz bir diğer şeyse oyunun sizi sıklıkla iyi ya da kötü kararlar arasında bir tercih yapmak zorunda bırakacağı. Daha oyuna başlayalı on dakika olmadan böylesi bir karar aşaması ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Yapımcılar karar verme sistemden bir hayli yararlanmışlar. Şayet tercihlerinizde A tuşuna basılı tutarsanız bu sizi iyi bir kahraman, X tuşuna basarsanız da sizi şeytani biri haline getiriyor. Oyunun sonlarına doğru vereceğiniz kararlar ise gerçekten sizi ikilemde bırakır türden. Şayet oyunu ciddiye alıyorsanız bazı kararlardan önce hangisini seçmeniz gerektiği konusunda uzun bir düşünce içerisine giriyorsunuz.

fable1

Yapımcılar bu kez karşımıza daha fazla hikaye odaklı bir oyunla çıkmışlar. İkinci oyunun aksine bu sefer, peri masallarından daha uzak ve daha derli toplu bir hikaye ile karşılaşıyoruz. Ancak bu onları bizlere başarılı bir Fable evreni sunmaktan alı koymuyor. Oyun anında, şayet ikinci oyunu oynadıysanız, bazı mekanları hatırlayacaksınız. Buna rağmen Albion görmeyeli bir hayli gelişmiş. Artık krallıkta gidilecek daha çok yer, görülecek daha çok mekan var. Üstelik krallık içerisinde hızlı seyahatleriniz de, ikinci oyunda oldukça kolay olmasına rağmen, şimdi daha da kolay bir hale getirilmiş. Aslında oyunun oyuncu için olabildiğine basit bir hale getirildiğini söyleyebiliriz.

Lionhead oyun dünyasında pek rastlamadığımız bir karar alarak oyuna menü eklememiş. Artık silah ve büyü upgradeleri için ya da silah değiştirirken herhangi bir menü kullanmayacağız. Oyunda karargahımız olarak Sanctuary’ı kullanıyoruz ve bazı işlerimizi buradan hallediyoruz. Sanctuary’e geçmek için tek yapmanız gereken start tuşuna basmak ve nerede olursanız olun soluğu Sanctuary’de alıyorsunuz. Buranın ana odasında maketten bir Albion haritası bulunuyor ve buradan krallıktaki diğer şehirleri üç boyutlu olarak görebiliyor, isterseniz bu harita üzerinden görev alarak o şehir içerisinde bir noktadan oyuna devam ediyor, ayrıca şehirlerdeki market ya da evlerin fiyatlarına bakarak onları satın alabiliyorsunuz.

Fable_3_Test_Screenshots_01

Sanctuary’de ana odanın dışında dört oda daha bulunuyor. Dressing Room’da karakterinizin kıyafetlerini ve imajını değiştirebiliyorsunuz. Görev icabı aldığınız eşyaların yanı sıra kendi zevkinize göre dövmeler ve kıyafetler gibi birtakım aksesuarlar alabiliyor, bunun yanında bazı sandıklardan çıkan aksesuarları da kullanabiliyorsunuz. Armoury Room’da yakın dövüş ve ateşli silahlarınızın yanı sıra, kullanacağınız büyüyü de değiştirme imkanına sahipsiniz. Büyü değiştirmek için tek yapmanız gereken kahramanınızın giydiği eldiveni değiştirmek. Bu arada oyunun ilerleyen safhalarında iki farklı büyüyü birbiri ile kombine eden saldırılar yapabilme özelliği de kazanıyorsunuz. Örneğin ben alev ve elektrik büyülerini kombine ettim. Bu şekilde bir yandan düşmanlarımı elektrik sayesinde, kısa süreli de olsa, yerlerinden hareket edemez hale getirirken, diğer yandan da ateş sayesinde onları küle çeviriyordum. Tabi büyülerinizin etkinliğinin düşmanlarınızın gücüne göre değişiklik gösterdiğini de unutmamanız gerek.

Sanctuary’deki diğer iki odadan biri online oyuncular için hazırlanmış, diğer odada ise achivementlarınız ve maceranız boyunca elde ettiğiniz akılda kalan materyaller sergileniyor. Şayet oyuna en son kaldığınız yerden devam etmek isterseniz, tekrardan start tuşuna basmanız yeterli olacaktır.

Fable_3_Test_Screenshots_03

Upgrade işlemleriniz içinse yalnızca Albion kahramanlarının kabul edildiği “Road to Rule” boyutuna geçiyorsunuz ve yolunuzun üstündeki sandıkları açıyorsunuz. Bu sayede oyunda tek tek silah ya da büyü geliştirmek yerine bu yeteneklerinizi toptan geliştirebiliyorsunuz. Örneğin büyü gücünüze dair sandıklar var ve siz bu sandıkları açtıkça bütün büyülerinizin seviyeleri artıyor. Kılıç gibi yakın dövüş için kullandığınız silahların ve ateşli silahlarınızın levellerini de yine aynı şekilde sandık açarak arttırıyorsunuz. Oyunda toplam beş level sandığı bulunuyor. Ayrıca kahramanınızın özelliklerini tek tek level atlatabileceğiniz gibi isterseniz doğrudan birinci levelden beşinci levele de atlatabilirsiniz, ancak bu durumda değişen bir şey olmuyor, çünkü her açmadığınız önceki sandığın bedeli bir sonrakine eklenerek artıyor. Karakterinizin savaş alanındaki yeteneklerini arttıran sandıkların yanı sıra, insanlarla iyi ya da kötü iletişim kurmanızı sağlayan; demircilik, pasta yapma ve luth çalma işlerinden daha çok para kazanmanızı sağlayan ve gayrimenkul işlerinizi kolaylaştıran sandıklar da Road to Rule’da yer alıyor.

Oyunda Albion vatandaşlarıyla olumlu iletişimler kurdukça, aldığınız görevleri tamamladıkça ve düşmanlarınızın işini bitirdikçe “Guild Seal” kazanıyorsunuz. Bunlar bir nevi deneyim puanı yerine geçiyor ve Road to Rule’da sandık açmak için bunları harcıyorsunuz. Bu arada bu mistik mekanda yolunuz büyük demir kapılarla kapanmış durumda. Siz ana görevlerinizi tamamladıkça bu kapılar da açılıyor ve böylece daha yüksek levelli sandıklara ulaşıyorsunuz. Yani yapımcılar oyunun başından itibaren her şeyi önünüze sunmamışlar, oyuna bir nevi unlock sistemi eklemeyi ihmal etmemişler.

HEP AYNI

Maalesef dövüş sisteminin serinin geçmiş oyunlarına oranla pek bir ilerleme kaydettiğini söyleyemeyiz. X tuşu ile yakın dövüş, B tuşu ile büyü, Y tuşuyla da ateşli silah saldırılarınızı yapıyorsunuz. Klasik RPG oyunlarının aksine büyü ya da saldırı barınızın tükeneceği gibi bir endişeye kapılmanıza gerek yok, çünkü yapımcılar oyunda bu türden herhangi bir sınırlamaya gitmemişler. Bu sınırlı saldırı seçeneklerine rağmen neyse ki oyun sizi pek fazla zorlamıyor. Belki boss savaşları bir nebze sizi zorlayabilir, ancak saldırılarınızı iyi kombine ederseniz bunları da kolaylıkla geçebilirsiniz.

Fable_3_Test_Screenshots_05

SON SÖZLER

Başarılı grafiklere ve seslendirmelere sahip, fantastik kurgu ögeleriyle süslenmiş geniş bir dünyada geçen, başarılı bir hikayenin yanında sunumu da oldukça başarılı olan bu oyunu herkese tavsiye ediyorum. Bu arada oyunun gelecek yıl PC’ye de yayınlanacağını hatırlatalım. Oyunun vasat dövüş tarzı belki biraz sizi sıkacaktır, ancak oyunun diğer sahip oldukları bu sıkıntıyı aşmanızı oldukça kolay bir hale getiriyor ve bir süre sonra kendinizi Albion’un büyülü atmosferine kapılmış bir halde buluyorsunuz.

Spider-Man:Shattered Dimensions

shattered_dimensions

Hatırlıyorum, bundan yıllar önce, okula gitmek için önlüğümü giyerken rastlardım televizyonda çizgi filmine. Gayet güzel bir başlangıç müziği vardı, böyle önlüğümü yarım yamalak giymiş atlardım koltuklardan hemen, müziğin verdiği gazla. Hey gidi Örümcek Adam hey, Show TV’deydi sanırım o sıralar. Çocukluğumda en sevdiğim kahraman Batman olduğu için, hep ikinci planda kaldı bu komik kahraman. Superman ve Batman kadar ciddiye almıyordu hayatı, araya sürekli espriler sıkıştırıyor ve dalga geçiyordu sürekli. Ama işini en az onlar kadar iyi yapıyordu bu genç adam.

Son yıllarda sinemalarda dönen filmlerini beğensem de, sanal alemdeki durumunu pek de iç açıcı bulmuyordum Spider-Man’in. Activision’ın ve Beenox’ın ürünü olan son yapım Shattered Dimensions, farklı bir deneyim sunmayı planlıyor. Eylül’de konsollara çıkan ve geçtiğimiz haftalarda PC için raflarda yerini alan Spider-Man: Shattered Dimensions, geç de olsa inceleme konuğumuz oldu.

DÖRDÜ BIR YERDE

Shattered Dimensions’ın neden farklı bir ‘Örümcek Adam’ deneyimi sunacağını daha ‘tutorial’ başladığı an anlayabilirsiniz. İçinde önemli bir güç bulunduran tabletin parçaları, farklı zamanlarda ve boyutlarda kötülerin eline geçmiştir. Ve bize bu serüvende, 4 adet farklı Örümcek Adam arkadaşlık edecek. Boyutlar arası yolculuklarda, bildiğimiz klasik Spider-Man de dahil bu 4 kahramanı kontrol ederken, tabletleri düşmanlarımızın elinden alacağız.

1

Kapsamlı bir ‘tutorial’ hazırlayan yapımcılar, bu bölümde 4 kahramanı da kullanmanızı sağlıyor, böylece her birinin kendine has özelliklerini ve bulundukları zamanı daha iyi tanıyorsunuz. Tabletin tüm gücünü ele geçirmeye çalışan Mysterio’ya karşı koymaya çalışırken, arada birçok farklı düşmanla kapışmak zorunda kalacaksınız. Tabi bu kadar çok düşmanın bulunduğu yerde, size yardımcı olan, Örümcek Adam’ın en güçlü dostlarından Madam Web de yapımda yerini almış.

More >

Bulletstorm

Reklamlarını Call of Duty’e sataşarak yapmışlardı hatırlarsanız. Videosunu paylaştığımız Duty Calls ile CoD’la dalga geçmişler, hemen ardından da kendi yapımlarının güzel bir reklamını koymuşlardı. Painkiller’ın mimarı People Can Fly’dan ve son yapımları Bulletstorm’dan bahsediyorum elbette. Epic Games’in de yardımlarıyla ortaya çıkan bu yapımın yayıncısını tahmin etmek zor değil, sonuçta CoD’a sataşma söz konusu; EA’den başka kim olabilir.

Medal of Honor ve Battlefield: Bad Company 2 de çıkmadan önce, EA aynı politikayı izlemiş Activision’a ve CoD’un son serilerine göndermelerde bulunmuştu. Ancak bu sefer daha ileri gidilip 4 dakikalık bir parodi-oyun hazırlandı. Yalnız Bulletstorm sadece bu sayede tanınmadı tabi ki. Yayınlanan fragmanlar ve oynanış videoları, kendine has özellikleri olan bir FPS’nin geldiğini haber ediyordu. Kendine ‘shooter’ arenasında ayrı bir paragraf açtıracak bir yapım geliyordu; Bulletstorm artısıyla, eksisiyle inceleme konuğumuz…

GELECEKTE BIR GÜN

Bulletstorm’un senaryosuyla ve hikayenin geçtiği zaman dilimiyle başlayalım analize. Yapımın ‘Sci-Fi Shooter’ türünde olduğunu belirteyim, yani bilim-kurgu üzerine kurulmuş bir hikaye var. Adı sanı bilinmeyen bir gezegende emir aldıkları generallerine karşı çıkan Dead Echo isimli özel ekibin üyesi olan Grayson Hunt’ı yönetiyoruz. 4 kişilik bu ekip, bu zamana kadar yaptıkları görevlerin kimlere nasıl hizmet ettiğini, masum insanlara nasıl zarar verdiklerini bilmeyerek hizmet ettikleri General Sarrano’ya, gerçekleri öğrendikten sonra karşı çıkarlar. İşte hayatta kalma mücadelesi buradan itibaren başlıyor.

Mecburi iniş yapılan gezegende, Sarrano’nun yeni ekibi Final Echo bir yanda, gezegenin sakini ucubeler bir yanda, devasa yaratıklar ve ölüm saçan bitkiler bir yanda. Bulletstorm’da düşman sayısı ve çeşitliliği, aksiyonu arttırdığı gibi soluklanmanıza da mani olacak. Ara videolarla da sık olmayınca, koşuşturmaktan başka bir şey yapamıyorsunuz oyunda. Bu cümle oyunun aslında eksi bir yönünü gösteriyormuş gibi duruyor, ancak size sunulan imkanlar bu eksiyi artıya dönüştürüveriyor. Senaryo klişe gelebilir, zaten Sarrano ile ekibimizin arasında başlayan savaşın nedenini gösteren ilk video, kimseyi tatmin etmeyecektir. Çünkü Gray ve arkadaşlarının gerçeği öğreniş biçimi oldukça basit olmuş, General’e karşı çıkış biçimleri de öyle. Bu nedenle senaryonun, oyunun diğer özelliklerinin gölgesinde kaldığını savunabiliriz.

More >

Cities XL 2011

CitiesXL_Box_Art.rbxoq

Büyük şehirler kurup onları yönetmeye hazır mısınız…

Cities XL 2011 pek çok birbirine benzeyen oyunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor ancak şimdiye adar oynadıklarım arasından sıyrılan güzel özelliklere de sahip bir oyun olmuş dedirtecek bir yapım.

Oyunda ilk başta karşımıza çok başarılı hazırlanmış bir giriş videosu bulunuyor. Ben epey beğendim. Bizi karşılayan güzel videonun ardından oyun ana ekranı karşımıza çıkıyor. Buradan ilk başta tutorial oynamanızı öneririm , şöyle ki oyun içerisinde çok ihtiyacınız olan bir çok işlevi burada öğreniyorsunuz. Tutorial oynadıktan sonra artık oyuna geçme zamanı…

2dj3tyu

Oyun olabildiğince ayrıntılı ve uzun oynanabilir hazırlanmış. Öyle ki saatlerce kurduğunuz bir şehriniz bile günler sürebiliyor. Ben 1 haftadır aynı şehirle uğraşıyorum ve epey zevkli olmaya başladı. Oyun içerisinde kurduğunuz şehirler arası ticarette yapabiliyorsunuz bu yüzden deniz kenarında balık ve turizm yapılırken kırsal kesimlerde tarımla uğraşabiliyorsunuz.Oyun ayrıntılı hazırlanmış derken bu tarım işinin ağaçta mı yoksa tarla şeklinde olabileceğine bile karar verebiliyorsunuz. Meyve mi sebze mi ? Tamamen size kalmış durumda.

More >

Battle:Los Angeles

Battle: Los Angeles’ın fragmanını izlediniz mi bilmiyorum, konusu klişe olsa da açıkçası fragmanı ‘bu filme gitmeliyim’ dedirtti bana. Sanırım bugün gösterime giriyor Türkiye’de. Battle: Los Angeles’ın gösterime girmiş başka bir versiyonu var elimizde, video oyunu. Film oyunları kötü olur düşüncesiyle hareket ederken, tanıtımı hiç yapılmamış ve baştan savma olduğunu daha oynamadan hissettiren yapım Battle: Los Angeles, 2011’in kara listesinde yerini almaya hazır.

UZAYLILAR DÜNYAYI İSTILA EDER

Evet, tabi ki de uzaylılar dünyayı istila edecek. Hatta tüm ülkeleri ele geçirecekler, geriye mücadele eden bir tek Birleşik Amerika kalacak. ABD’nin cesur ve kahraman askerleri, yeri geldiğinde canlarını feda edecek, yeri geldiğinde can kurtaracak, ya da uzaylıların canına okuyacak. Sonra biraz dram, biraz göz yaşı, hop bir de ABD bayrağı dalgalanıyor, oh mis… Yanlış anlamayın, propaganda yaptıkları için yadırgamıyorum yapımcıları, sonuçta bu devletin vatandaşları yapıyor bu oyunu veya filmi, Türk bayrağının dalgalanmasını kimse beklemesin o yüzden bu yapımlarda. Tekdüzelikten yakınıyorum ben sadece.

More >