Besieger olarak etiketli yazılar

Besieger

İskandinavya gecelerinin karanlığında yalnızca çok iyi korunan şehirler, tek bir umudu besleyerek uyumaya cesaret edebilirler… Vikingler, Ogre’lar ve Cimmerian’ların saldırılarına direnebilme umudu.

Tehlikede olan sadece fantastik ve büyülü varlıklar değildir. Kalelerinin arkasında savaş cephanesinin en tehlikeli silahları büyük bir hızla tek bir amaç için üretilmektedir: mistik şehirlerin yok edilmesi.

Vikingler ve Cimmerian’lar barış içinde yaşarlardı.. ta ki bir gün ağabeyi Korin’in yokluğunu fırsat bilen Karon Cimmerian Krallığı’nı Vikinglere karşı kanlı bir savaşa sürükleyene kadar.

Laf olsun torba dolsun diye alıp da daha birinci dakikasında ekrana kilitlendiğim oyun sayısı bir elin parmaklarını geçmez herhalde. Besieger da aynen böyle bir keşif oldu benim için. Benim gibi tarihe ve tarihin eski savaşçılarına meraklıysanız, bir de strateji oyunlarından hoşlanıyorsanız, tercih edilebilir bir oyun karşınızdaki.

Oyunumuz temelde üç ırk arasında geçiyor, Vikingler, Cimmerianlar ve Ogrelar. (Ek olarak kurtadamlar, iskeletler, vs sayılabilir) Kahramanımız Vikinglerin lideri Barmalay, ki oyundaki en önemli ilk karakter. Çünkü onun ölmesi demek görevin çuvallaması demek. Bu yüzden sadece bize verilen misyonları tamamlamamız yeterli değil, daima Barmalay’i de korumak zorundayız. Hazır Vikinglerden ve Barmalay’den bahsetmişken yönettiğimiz takımları (unit) oluşturan bireylerden de bahsedeyim.

İŞÇİ: Vikingler için toplumun en vazgeçilmez elemanı çünkü yerleşimin başlaması, binaların ve askerlerin yetişmesi, kısacası her şey onlara bağlı. Ne yazık ki bu çok önemli elemanlar aynı zamanda savaşta ilk esir alınanlar.

KADIN: Temel olarak ev işlerinde çalışan ve gerektiğinde yardım eden güçlü bir kadın.

DEMİR USTASI: Özellikle silahların yapımı ona bağlı olduğu için oyunun ilerleyen bölümlerinde hayati önem taşıyan bir başka karakter.

MERDİVEN TAŞIYICISI: Saldırı sırasında kale duvarlarına ya da önlerine çıkan engellere tırmanmaları gerektiğinde sırtında taşıdığı merdiveniyle diğerlerinin önünü açan Viking.

MIZRAKÇI: Adı üstünde, savaşlarda mızrağıyla dövüşen ve yenilmesi zor bir Viking.

ŞÖVALYE: Viking şövalyesi savaşlarda daima en önde giden ve tüm savaşçılar içinde en hızlı olanı.

KORUYUCU: Diğer tüm birimlerden daha yavaş hareket eden ve savunmayı yapan birim.

Oyuna başlamadan önce hem genel olarak kontrollere alışmak, hem de neyi nasıl yapacağınızı anlamak bakımından tutorial’ı oynamanızı tavsiye ederim. Dilerseniz ana menüdeki Options’dan çeşitli ayarlarınızı da değiştirebilirsiniz. Bu ayarlar 4 grupta toplanmış. Game: zorluk derecesi, darbelerin efektli olup olmaması ve CPU’dan alınan yük; Audio ayarlarında ses, 3D ses, efekt sesi ve konuşma sesi; Video ayarlarında ekran çözünürlüğü, monitörün refresh hızı, grafik kalitesi ve gamma; son olarak Controls bölümünde de klavye kısa yol tuşlarını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

Oyun ekranımızda ise yine çeşitli kontrolleri içeren butonlar var. Sağ üst köşedeki 6 butondan ilk üçü kamera ayarları ile ilgili. Besieger’da 3 farklı kamera modunu kullanabiliyorsunuz. Bunlardan ilki olan Advanced Mode’u seçerseniz, farenizin tekerleğini basılı tutarak sağa sola hareket ettiğinizde 3 boyutlu görüntüyü bozmadan etrafınızı inceleyebilir, tekerleği ileri geri oynatarak zoom yapabilirsiniz. İkinci mode olan Simple Mode’u seçerseniz, kuşbakışı ve iki boyutlu olarak takımınızı yönlendirebilirsiniz.

Son olarak Follow, yani takip mode’unda ise kamera otomatik olarak seçtiğiniz adamlarınızın hareketlerini takip eder. Kameradan sonraki buton kahramanların ikonunun ekranda sürekli belirmesi ya da belirmemesi le ilgili. Default olarak seçili olduğundan örneğin lideriniz Barmalay’in ikonu daima ekranın sağ üst tarafında gözüküyor. Oyunun çeşitli aşamalarında buna başka ikonlar da eklenebiliyor. Daha sonraki buton o anki görevimizi belirleyen Current Mission butonu. Olur da bölümü geçebilmek için neleri başarmanız gerektiğini hatırlayamazsanız bu buton size yardımcı oluyor. Son olarak ise Menu butonu var ki bu da ana menüye dönmenize yarıyor. Ekranın sol tarafında dikey olarak dizilmiş butonlar ise saldırı esnasında adamlarımızın alacağı pozisyonu belirlememizi sağlıyor. Bunlar çoklu sıra, ikili kolon, yarım daire, üçgen veya dağınık saldırı vs gibi seçeneklerden oluşuyor. Ekranın alt tarafındaki üç bölümden ortadaki adamlarımızı kontrol etmeye, üretmemiz gereken çeşitli materyallerden ne kadar olduğunu görmemize ve komutları seçmemize yarıyor. Onun sağında bulunduğumuz yeri gösteren küçük bir harita ve oyun hızını ayarlayabildiğimiz çubuk, solunda ise ekranda bir nesne ya da karakteri seçtiğimizde onunla ilgili detayları gösteren pencere bulunuyor.

Tutorial bölümü neyi nasıl kontrol edeceğinizi ve oyunun genel mantığını kavramak için bulunmaz bir nimet olsa da, hani bazı tembel ya da bir an önce oynamaya hevesli arkadaşlar için bu konuda da bir iki şey söyleyeyim. Öncelikle Besieger’da armut piş ağzıma düş olarak sahip olduğunuz yegane şey bir kaç işçi ile Ogre’lardan kurtarmanız gereken, çoğunluğu tahrip olmuş küçük bir köy. İlk yapmanız gereken şey mevcut işçilerinizi kullanarak yeni evler yapmak. Çünkü her ev default olarak 5 tane yeni işçi sahibi olmanıza yarıyor ve daha önce de dediğim gibi işçiler toplumunuzun temel taşı. Bunu işçilerinizi ister control tuşunu basılı tutarak tek tek, isterseniz hepsini içine alacak şekilde farenin sol tuşuyla bir dikdörtgen çizip seçerek, ekranın altında açılan kontrollerden Build butonunu ve solda görülen bina seçeneklerinden evi seçerek sonra da zeminde uygun bir yer belirleyerek yapıyorsunuz.

Tabi ev yapabilmek için belirli bir kereste stoğunuzun olması lazım. Eğer bu stok yeterli değilse işçileri seçtikten sonra etraftaki ağaçların üstüne sağ tuşla tıkladığınızda otomatik olarak ağaç kesmeye ve en yakın eve depolamaya başlıyorlar. Evlerinizi iyileştirmek isterseniz seçtiğiniz bir eve daha fazla ağaç depolatabilirsiniz. Bunun için önce herhangi bir işçiyi sonra da istediğiniz evi seçmeniz gerekiyor. Evler geliştikçe barındırdıkları nüfus sayısı da paralel olarak artıyor. Oyun ilerledikçe daha farklı binalar yapabilmek için taşlara, silah yapmak için demire vs de ihtiyacınız olacak.

Bunları da hep aynı mantıkla yapacaksınız. İşçi sayınız arttıkça onları inşa ettiğiniz çeşitli binalarda yetiştirip okçu, mızrakçı vs gibi farklı askerler oluşturabilir, marangoz atölyeleri, maden işleme atölyeleri, silah yapım yerleri, kuleler, koruma surları vs, inşa edebilirsiniz. Böylece hem kentlerinizi geliştirecek hem de yavaş yavaş askeri gücünüzü oluşturarak düşmanlarınızın peşine düşecek ya da şehrinizi saldırılardan koruyacaksınız. İlerleyen bölümlerde kimi zaman saldırılardan kurtardığınız fantastik yaratıkları ya da ordusunu yerle bir ettiğiniz bir düşman lideri de kendi ekibinize katacaksınız.

Besieger 2 cd’de geliyor ve toplam 12 ana bölümden oluşuyor. İnternet ortamında multiplayer oyun seçeneği de var. Ya da ana menüdeki Skirmish seçeneğini seçerseniz bilgisayara karşı savaşma üzerine kurulu bir oyun da oynayabilirsiniz.

Oyunun artı ve eksilerine gelince… Öncelikle Besieger’ın grafikleri gerçekten de hoş. Başka strateji oyunlarından farklı olarak dere, tepe ve ağaçlardan başka etrafta koşturan ceylanlar, börtü böcekler hem bir canlılık hem de gerçeklik katıyor. Farklı kamera seçenekleri her ne kadar çeşitlilik arz etmek bakımından iyi düşünülmüşse de çoğu zaman hangi mode’u seçerseniz seçin, insanı sinir edebiliyor. Özellikle advanced mode’da etrafa bakayım derken dağların, tepelerin arasında kaybolup yön duygunuzu tamamen kaybedebiliyorsunuz. Oyunun en büyük eksiklerinden bir tanesi seslendirme ve ses efektleri bence. Seçilmiş ve hareket halinde olan karakterlerin dışında kimseden çıt çıkmadığından insan biraz eksiklik hissediyor. Bir de Vikingler gibi tarihe savaşçı ruhları ve vahşilikleriyle geçmiş insanların saldırı esnasında barbarca bağırıp çağırmalarını bekliyor insan ama bu tarz bir motivasyon ne yazık ki mevcut değil.

Ayıptır söylemesi düşmanlarımız da biraz armut gibiler. Daha çok oldukları yerde durup bizim saldırmamızı bekliyorlar. Değişik taktikler, akıllı manevralar falan beklemeyin. Üstelik biraz da fazla kolay ölüyorlar galiba. Açıkçası bir kaç adamla kalabalık düşman gruplarını rahatlıkla haklayabiliyorsunuz. Beni en çok delirten problemlerden bir tanesi de dar mekanlarda adamlarınızı gruplar halinde sokmak zorunda olmanız. Aksi takdirde orada sıkışıp kalıp hareket edemeyebiliyorlar. Buna karşılık farklı savaşçılara farklı komutlar vermek istediğinizde oyunun hızını yavaşlatarak panik yaşamadan ayarlamaları yapabilmeniz ise artılardan biri.

Bence güzel bir başka özellik ise oyunun tamamen savaşa dayalı olmaması ve geri planda şehirlerin inşası, adamların yetiştirilmesi gibi ek işleri yapma zorunluluğunuzun olması. Multiplayer seçeneğini merak eden arkadaşlar için de bir dip not düşeyim. Her ne kadar ben denememiş olsam da oynayanlar çok fazla memnun kalmamışlar.

Sonuç olarak Besieger bu haliyle, bir gerçek zamanlı strateji oyunu olarak hit olacak ve yıllarca herkesi esir edecek türden bir oyun değil. Yine de benim gibi bu türde çok iddialı olmayanlara ya da şu sıcak yaz günlerinde sıkılmadan vakit geçirmek, kafayı dinlendirmek isteyen strateji severlere iyi bir çeşni olabilir.

Besieger

Besieger

İskandinavya gecelerinin karanlığında yalnızca çok iyi korunan şehirler, tek bir umudu besleyerek uyumaya cesaret edebilirler… Vikingler, Ogre’lar ve Cimmerian’ların saldırılarına direnebilme umudu.

Tehlikede olan sadece fantastik ve büyülü varlıklar değildir. Kalelerinin arkasında savaş cephanesinin en tehlikeli silahları büyük bir hızla tek bir amaç için üretilmektedir: mistik şehirlerin yok edilmesi.

Vikingler ve Cimmerian’lar barış içinde yaşarlardı.. ta ki bir gün ağabeyi Korin’in yokluğunu fırsat bilen Karon Cimmerian Krallığı’nı Vikinglere karşı kanlı bir savaşa sürükleyene kadar.

Laf olsun torba dolsun diye alıp da daha birinci dakikasında ekrana kilitlendiğim oyun sayısı bir elin parmaklarını geçmez herhalde. Besieger da aynen böyle bir keşif oldu benim için. Benim gibi tarihe ve tarihin eski savaşçılarına meraklıysanız, bir de strateji oyunlarından hoşlanıyorsanız, tercih edilebilir bir oyun karşınızdaki.

Oyunumuz temelde üç ırk arasında geçiyor, Vikingler, Cimmerianlar ve Ogrelar. (Ek olarak kurtadamlar, iskeletler, vs sayılabilir) Kahramanımız Vikinglerin lideri Barmalay, ki oyundaki en önemli ilk karakter. Çünkü onun ölmesi demek görevin çuvallaması demek. Bu yüzden sadece bize verilen misyonları tamamlamamız yeterli değil, daima Barmalay’i de korumak zorundayız. Hazır Vikinglerden ve Barmalay’den bahsetmişken yönettiğimiz takımları (unit) oluşturan bireylerden de bahsedeyim.

İŞÇİ: Vikingler için toplumun en vazgeçilmez elemanı çünkü yerleşimin başlaması, binaların ve askerlerin yetişmesi, kısacası her şey onlara bağlı. Ne yazık ki bu çok önemli elemanlar aynı zamanda savaşta ilk esir alınanlar.

KADIN: Temel olarak ev işlerinde çalışan ve gerektiğinde yardım eden güçlü bir kadın.

DEMİR USTASI: Özellikle silahların yapımı ona bağlı olduğu için oyunun ilerleyen bölümlerinde hayati önem taşıyan bir başka karakter.

MERDİVEN TAŞIYICISI: Saldırı sırasında kale duvarlarına ya da önlerine çıkan engellere tırmanmaları gerektiğinde sırtında taşıdığı merdiveniyle diğerlerinin önünü açan Viking.

MIZRAKÇI: Adı üstünde, savaşlarda mızrağıyla dövüşen ve yenilmesi zor bir Viking.

ŞÖVALYE: Viking şövalyesi savaşlarda daima en önde giden ve tüm savaşçılar içinde en hızlı olanı.

KORUYUCU: Diğer tüm birimlerden daha yavaş hareket eden ve savunmayı yapan birim.

Oyuna başlamadan önce hem genel olarak kontrollere alışmak, hem de neyi nasıl yapacağınızı anlamak bakımından tutorial’ı oynamanızı tavsiye ederim. Dilerseniz ana menüdeki Options’dan çeşitli ayarlarınızı da değiştirebilirsiniz. Bu ayarlar 4 grupta toplanmış. Game: zorluk derecesi, darbelerin efektli olup olmaması ve CPU’dan alınan yük; Audio ayarlarında ses, 3D ses, efekt sesi ve konuşma sesi; Video ayarlarında ekran çözünürlüğü, monitörün refresh hızı, grafik kalitesi ve gamma; son olarak Controls bölümünde de klavye kısa yol tuşlarını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

Oyun ekranımızda ise yine çeşitli kontrolleri içeren butonlar var. Sağ üst köşedeki 6 butondan ilk üçü kamera ayarları ile ilgili. Besieger’da 3 farklı kamera modunu kullanabiliyorsunuz. Bunlardan ilki olan Advanced Mode’u seçerseniz, farenizin tekerleğini basılı tutarak sağa sola hareket ettiğinizde 3 boyutlu görüntüyü bozmadan etrafınızı inceleyebilir, tekerleği ileri geri oynatarak zoom yapabilirsiniz. İkinci mode olan Simple Mode’u seçerseniz, kuşbakışı ve iki boyutlu olarak takımınızı yönlendirebilirsiniz.

Son olarak Follow, yani takip mode’unda ise kamera otomatik olarak seçtiğiniz adamlarınızın hareketlerini takip eder. Kameradan sonraki buton kahramanların ikonunun ekranda sürekli belirmesi ya da belirmemesi le ilgili. Default olarak seçili olduğundan örneğin lideriniz Barmalay’in ikonu daima ekranın sağ üst tarafında gözüküyor. Oyunun çeşitli aşamalarında buna başka ikonlar da eklenebiliyor. Daha sonraki buton o anki görevimizi belirleyen Current Mission butonu. Olur da bölümü geçebilmek için neleri başarmanız gerektiğini hatırlayamazsanız bu buton size yardımcı oluyor. Son olarak ise Menu butonu var ki bu da ana menüye dönmenize yarıyor. Ekranın sol tarafında dikey olarak dizilmiş butonlar ise saldırı esnasında adamlarımızın alacağı pozisyonu belirlememizi sağlıyor. Bunlar çoklu sıra, ikili kolon, yarım daire, üçgen veya dağınık saldırı vs gibi seçeneklerden oluşuyor. Ekranın alt tarafındaki üç bölümden ortadaki adamlarımızı kontrol etmeye, üretmemiz gereken çeşitli materyallerden ne kadar olduğunu görmemize ve komutları seçmemize yarıyor. Onun sağında bulunduğumuz yeri gösteren küçük bir harita ve oyun hızını ayarlayabildiğimiz çubuk, solunda ise ekranda bir nesne ya da karakteri seçtiğimizde onunla ilgili detayları gösteren pencere bulunuyor.

Tutorial bölümü neyi nasıl kontrol edeceğinizi ve oyunun genel mantığını kavramak için bulunmaz bir nimet olsa da, hani bazı tembel ya da bir an önce oynamaya hevesli arkadaşlar için bu konuda da bir iki şey söyleyeyim. Öncelikle Besieger’da armut piş ağzıma düş olarak sahip olduğunuz yegane şey bir kaç işçi ile Ogre’lardan kurtarmanız gereken, çoğunluğu tahrip olmuş küçük bir köy. İlk yapmanız gereken şey mevcut işçilerinizi kullanarak yeni evler yapmak. Çünkü her ev default olarak 5 tane yeni işçi sahibi olmanıza yarıyor ve daha önce de dediğim gibi işçiler toplumunuzun temel taşı. Bunu işçilerinizi ister control tuşunu basılı tutarak tek tek, isterseniz hepsini içine alacak şekilde farenin sol tuşuyla bir dikdörtgen çizip seçerek, ekranın altında açılan kontrollerden Build butonunu ve solda görülen bina seçeneklerinden evi seçerek sonra da zeminde uygun bir yer belirleyerek yapıyorsunuz.

Tabi ev yapabilmek için belirli bir kereste stoğunuzun olması lazım. Eğer bu stok yeterli değilse işçileri seçtikten sonra etraftaki ağaçların üstüne sağ tuşla tıkladığınızda otomatik olarak ağaç kesmeye ve en yakın eve depolamaya başlıyorlar. Evlerinizi iyileştirmek isterseniz seçtiğiniz bir eve daha fazla ağaç depolatabilirsiniz. Bunun için önce herhangi bir işçiyi sonra da istediğiniz evi seçmeniz gerekiyor. Evler geliştikçe barındırdıkları nüfus sayısı da paralel olarak artıyor. Oyun ilerledikçe daha farklı binalar yapabilmek için taşlara, silah yapmak için demire vs de ihtiyacınız olacak.

Bunları da hep aynı mantıkla yapacaksınız. İşçi sayınız arttıkça onları inşa ettiğiniz çeşitli binalarda yetiştirip okçu, mızrakçı vs gibi farklı askerler oluşturabilir, marangoz atölyeleri, maden işleme atölyeleri, silah yapım yerleri, kuleler, koruma surları vs, inşa edebilirsiniz. Böylece hem kentlerinizi geliştirecek hem de yavaş yavaş askeri gücünüzü oluşturarak düşmanlarınızın peşine düşecek ya da şehrinizi saldırılardan koruyacaksınız. İlerleyen bölümlerde kimi zaman saldırılardan kurtardığınız fantastik yaratıkları ya da ordusunu yerle bir ettiğiniz bir düşman lideri de kendi ekibinize katacaksınız.

Besieger 2 cd’de geliyor ve toplam 12 ana bölümden oluşuyor. İnternet ortamında multiplayer oyun seçeneği de var. Ya da ana menüdeki Skirmish seçeneğini seçerseniz bilgisayara karşı savaşma üzerine kurulu bir oyun da oynayabilirsiniz.

Oyunun artı ve eksilerine gelince… Öncelikle Besieger’ın grafikleri gerçekten de hoş. Başka strateji oyunlarından farklı olarak dere, tepe ve ağaçlardan başka etrafta koşturan ceylanlar, börtü böcekler hem bir canlılık hem de gerçeklik katıyor. Farklı kamera seçenekleri her ne kadar çeşitlilik arz etmek bakımından iyi düşünülmüşse de çoğu zaman hangi mode’u seçerseniz seçin, insanı sinir edebiliyor. Özellikle advanced mode’da etrafa bakayım derken dağların, tepelerin arasında kaybolup yön duygunuzu tamamen kaybedebiliyorsunuz. Oyunun en büyük eksiklerinden bir tanesi seslendirme ve ses efektleri bence. Seçilmiş ve hareket halinde olan karakterlerin dışında kimseden çıt çıkmadığından insan biraz eksiklik hissediyor. Bir de Vikingler gibi tarihe savaşçı ruhları ve vahşilikleriyle geçmiş insanların saldırı esnasında barbarca bağırıp çağırmalarını bekliyor insan ama bu tarz bir motivasyon ne yazık ki mevcut değil.

Ayıptır söylemesi düşmanlarımız da biraz armut gibiler. Daha çok oldukları yerde durup bizim saldırmamızı bekliyorlar. Değişik taktikler, akıllı manevralar falan beklemeyin. Üstelik biraz da fazla kolay ölüyorlar galiba. Açıkçası bir kaç adamla kalabalık düşman gruplarını rahatlıkla haklayabiliyorsunuz. Beni en çok delirten problemlerden bir tanesi de dar mekanlarda adamlarınızı gruplar halinde sokmak zorunda olmanız. Aksi takdirde orada sıkışıp kalıp hareket edemeyebiliyorlar. Buna karşılık farklı savaşçılara farklı komutlar vermek istediğinizde oyunun hızını yavaşlatarak panik yaşamadan ayarlamaları yapabilmeniz ise artılardan biri.

Bence güzel bir başka özellik ise oyunun tamamen savaşa dayalı olmaması ve geri planda şehirlerin inşası, adamların yetiştirilmesi gibi ek işleri yapma zorunluluğunuzun olması. Multiplayer seçeneğini merak eden arkadaşlar için de bir dip not düşeyim. Her ne kadar ben denememiş olsam da oynayanlar çok fazla memnun kalmamışlar.

Sonuç olarak Besieger bu haliyle, bir gerçek zamanlı strateji oyunu olarak hit olacak ve yıllarca herkesi esir edecek türden bir oyun değil. Yine de benim gibi bu türde çok iddialı olmayanlara ya da şu sıcak yaz günlerinde sıkılmadan vakit geçirmek, kafayı dinlendirmek isteyen strateji severlere iyi bir çeşni olabilir.

Platform: PC Yapımcı: Primal Software Yayıncı: Dreamcatcher
Tür: Strateji Çıkış Tarihi: 2004 Haziran Sistem: Windows 98/ME/2000/XP, 1 Ghz işlemci, 32 MB Direct3D uyumlu grafik kartı (GeForce 2 veya üzeri), 256 MB RAM, 1.5 GB boş sabit disk alanı