oyunlar olarak etiketli yazılar

Gran Turismo 5

Tüm dünyanın peşinde koştuğu Gran Turismo oyununun beşinci bölümünden ilk kareler yayınlandı.
Sony, Gran Turismo hayranlarına müjdeyi açıkladı. Oyunun beşinci bölümü çok kısa süre içerisinde raflardaki yerini alacak. Sony oyunun ilk resmi ekran görüntülerini basınla paylaştı. Sızan bilgilere göre oyunda şu anda prototip halinde bulunan Moller uçan araba bile kullanılabilecek.
Ayrıca Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılması beklenen elektrikli Audi R8’de yollara çıkmadan önce oyun fanatiklerinin emrinde olacak.

Tüm dünyanın peşinde koştuğu Gran Turismo oyununun beşinci bölümünden ilk kareler yayınlandı.
Sony, Gran Turismo hayranlarına müjdeyi açıkladı. Oyunun beşinci bölümü çok kısa süre içerisinde raflardaki yerini alacak. Sony oyunun ilk resmi ekran görüntülerini basınla paylaştı. Sızan bilgilere göre oyunda şu anda prototip halinde bulunan Moller uçan araba bile kullanılabilecek.
Ayrıca Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılması beklenen elektrikli Audi R8’de yollara çıkmadan önce oyun fanatiklerinin emrinde olacak.

Street Fighter

Street Fighteeer 4! o bir efsane, o bir lider, o bir ilk, o bir devrim… hepsinden de öte, o bir masaldı bir zamanlar. İşte o efsane yepyeni bir oyunla aramıza dönüyor. Capcom’un uzun bir aradan sonra hem sokaklara hem de oyun dünyasına yeni bir dövüşçü ekleyeceğini duyurmasıyla içimizdeki şiddet duygusu alev almaya başladı. O zaman gelin bu efsanenin başlangıcına dönelim ve oradan başlayıp günümüze dek uzanan bir tura çıkalım!

Bundan yaklaşık on sene önce Atari salonlarında tanışmıştık onunla. Meraklısı, rekor kıranı, Haduken çekeni, uçanı, kaçanı her taraftaydı. Herkes birbirine anlatıyordu bu oyunu. Diyaloglar “Abi bir oyun gelmiş, manyak lan! Dengesizin biri bana artistik yaptı, onu orada dövecektim ama baktım Street Fighter diye bir oyun gelmiş, herkes oynuyormuş, düello teklif ettim. O günden sonra adam dövmüyorum,” şeklinde başlıyordu. Çoğu alışkanlığımızı bırakmamıza yol açan, hatta bütün paramızı ve zamanımızı Atari salonlarında geçirmemize neden olacak bir oyundu o. Serînin ilk oyunu çıktıktan sonra kitleler resmen coştu ve yeni oyunlar geldi. Yeni konsollar ortaya çıktıkça işin boyutu ve heyecanı da farklı dalgalara girmeye başladı. Yeni oyunlarla yeni heyecanlar sardı herkesi, oyun bir nefeste bitirildi, hâtta o da yetmedi bir daha bitirildi.

Oyuna girmeden önce belki de hemen hepinizin hatırlayacağı bir şeyi söylemek istiyorum: Capcom tarafından tamamen profesyonel, ciddi bir bütçe ve teknoloji ile hazırlıyor Street Fighter tanıtım videolarını. Bildiğiniz üzere birkaç Street Fighter dövüşçüsünün Street Fighter 3’ten sonra ne hâllere büründüğü, esprili ve keyif veren cinste videolar hazırlayarak beğeniye sunmuştu. Bu noktada düşünüyorum da, bence bu oyun bize daha fazla keyif verecek, özellikle eski bir Street Fighter oyuncusuysanız…

Ne yazık ki oyunumuzun ilk bakışına -biraz desteksiz bir bilgi de olsa- en fazla on karakterle oynayabileceğimiz haberi ile başlamak durumundayım; ancak Capcom oyunun on karakterle sınırlı kalmayacağının, daha fazla karakterin yolda olduğunun sinyallerini verdi ki, aslında on da fena bir rakam sayılmaz. Çünkü eski oyunda sekiz karakterle dövüşebiliyorduk, ilerleme ilerlemedir.

Oyunda belki de geç kalmış ama çok iyi yansıtılacağına adım gibi emin olduğum bir özellik de olacak ve bu hakikaten bir devrim sayılabilir: İkinci boyuttan üçüncü boyuta geçiş. Street Fighter, iki boyuttan üç boyuta geçerken kesinlikle oynanış ve grafik olarak performans kaybetmeyecek, bu da teknik olarak saçma zaten. Günümüzdeki çoğu üç boyutlu ‘çakma’ dövüş oyunundan (Fight Night hâriç) çok daha iyi bir oyun olacağa benziyor oyunumuz, kısacası. Gelelim dövüşçülerimizin artistik hareketlerine…

‘Kombo’ yaptığımızda araya çok güzel animasyonlar girecek ve rakibi sinema tadında pataklayabileceğiz. Bazı özel hareketler de geliştirilmiş, tabii bildiğimiz ve her zaman oyunun içinde olan ‘Haduken’ çok harika bir şekilde yansıtılacak oyuna. Çok daha fazla zevk alarak Haduken çekeceğiz galiba.

Her karakterin eskiden olduğu gibi kendine ait vuruşları ve hareketleri olacak. Özel ataklar ve kombolar sizi K.O.’nun eşiğinden döndürecek, belki de canı neredeyse dolu olan rakibinizi devirebileceksiniz, ki bu da oldukça iyi tasarlanmışa benziyor. Oyuna gerçekçilik ve mantık katmış.

Crysis

[Resim]

2004’ün Şubat, Mart ayları oyuncular olarak olabildiğince kendimizi Half Life 2 haberlerine kaptırmışız, başka bir şey düşünemez olmuşuz. Birden FarCry diye bir demo düşüvermiş gökten, aman yarabbim böyle bir oyun yapılacak mıydı? Akabinde oyun gelmiş, başka birşey konuşamaz olmuşuz, tüm beklentiler askıya alınmış öncelik FarCry’a verilmiş. İncelemelerde ödül üstüne ödüller almış. Hatta beklenen oyunların gecikmesi FarCry’ın çıkmış olmasına bağlanmıştı. Birde böyle bir oyunun yapılmış olması yetmezmiş gibi yapanların da Türk kardeşler olduğuyla iyice böbürlenmeye başlamışız. İşte yaptık mı böyle yaparız, Türk’ün gücü sesleri ayyuka çıkmış. Bu kadar gururlanmamız için o kadar fazla sebebimiz vardı ki çok sevinçliydik. Sonrasında ise CryTek ismi bir teknoloji başlangıcı, güç gösterisi olarak sık sık karşımıza çıkacaktı. Beklenen an geldi ve CrySis duyuruldu. Oyun şimdiye kadar görmediğimiz güzellikte grafik ve her zamanki gibi birçok vaat ile ağızlarımızın suyunu akıtmayı başardı. Her yeni görüntü ile daha bir sabırsızlanmaya başlamış, çıkan videolar ile nerede ise uzun metrajlı bir film yapabilecek kıvama gelmiştik. Herkesin sabırsızlıkla beklediği ‘Peki oyun Türkçe olacak mı?’ sorusuna yanıt gecikmedi ve dünya standartlarında bir oyunun %100 Türkçe olacağı CryTek CEO’su Cevat Yerli’den geldi. Artık tek yapmamız gereken sistemlerimizi hazır etmek ve koltuklarımıza yaslanıp beklemekti.

Bir rüya gerçek oldu…

Oyuncular olarak sürekli gerekli desteğin Türkiye pazarına verilmediğinden şikayetçi olduk durduk. Haklı sebeplerimiz vardı. Elin Tanzanyalısı kendi dilinde oyun oynarken biz neden oynayamıyorduk? Suçumuz var mıydı peki? Birçok sorundan kendimizi sadece oyun oynayarak arındıran, rahatlayan oyuncular değil miydik bizlerde? Farklı amaçlarımız var mıydı? Yoktu, bizde herkes gibi kendi dilimizde oyun oynamak istiyorduk, gereken desteği göstermemiz beklendi durdu. Peki neydi bu çifte standart? Diğer ülkelerde kopya oyun yok muydu, milyonlarca insanın netten oyunları indirdiği tek ülke acaba Türkiye miydi? Kopyanın en çok teşvik edildiği, bunu önlemek adına kendi dilinde oyunların çıkarıldığı Rusya’dan daha kötü durumda mıydık? Hayır! Peki eksiklerimiz nelerdi? Bunları görmedik mi? Gördük, beklentilerimiz arttı. İşte beklenen fırsat geldi çattı. Peki şimdi ne olacaktı? ‘Biz tüm zorluklara rağmen içimizden gelerek, kalbimizle yaptık bu işi’ demedi mi Cevat Yerli? Diğer ülkelerde satılan fiyat etiketinden daha aşağıda tutulmadı mı Türkiye fiyatı? İşte artık hiçbir bahaneniz yok arkadaşlar. Artık destek zamanı. Bahaneler arkasına sığınmak için sebebiniz yok. Bu projeye vereceğiniz destek ile bundan sonrası için Türk oyun sektörünün gelişmesinde, insanların dikkatlerinin buraya çekilmesindeki en büyük etken sizler olacaksınız. Parasını gereksiz sponsorluklar için harcayanlar görecek ki Türkiye’de bir oyuncu kitlesi var. Azımsanmayacak bu kitleyi kimse göz ardı edemeyecek. Diğer firmalar işin ciddiyetini görüp evet bizde bu desteği vermeliyiz diyebilecekler. O yüzden bundan sonrası için oyun sektöründeki tek adam siz olacaksınız. CrySis’i Türkçe almalı, orijinal oynamalı ve bu özeni herkesin göstermesini istemelisiniz. Artık bir oyunun kopya oynanmaması gerektiğini insanlara göstermeli onları utandırmalısınız. Bundan sonrası için bizlerin değil firmaların bahanesi olmayacaktır. Eğer bu piyasayı ve Türk oyuncularını bu özveriye rağmen kaybetmeyi göze alacaklar ise o zaman yolumuza bildiğimiz gibi devam ederiz. Peki bir oyun yazısında bunları anlatmalı mıydım? Evet çünkü bunca yıl bende herkes gibi aynı beklentiler ve bahaneler içinde idim, artık Türkçe oyunlara destek verme zamanıdır. Bunu ise bir dünya standardı ile bizlere sunan CryTek’e borçluyuz. Onlar bizlere güvendi, biz de güvenlerini boşa çıkarmayacağız.

Hayatın için dövüş!

Crysis’in konusunu bilmeyen kaldı mı bilmiyorum ama bir kez daha özet geçeyim. 2020 yılında Kuzey Kore açıklarında bir adaya belirsiz bir gök taşı düşer. Gök taşı ile birlikte para normal olarak adanın bir kısmı buzul bir hal alır. Kuzey Kore hükümeti ise olay ile birlikte adayı dışarıyla iletişime kapatır ve Kuzey Kore Halk Ordusu (KHO) bölgeye konuşlanır. Biz de adada bulunan arkeologlar ile iletişimin kopması ile birlikte Amerikan özel hareket ekibiyle birlikte onları arama görevine veriliriz. Görev esnasında ise takım kaptanı Dr. Rosenthal adanın KHO tarafından işgal edildiğini bildirir. Bundan sonra ise öncelikli görevimiz KHO ile sıcak çatışmadan kaçınmak ve rehineleri kurtaramaya öncelik vermek olacaktır. Ama olaylar istenildiği ölçüde gitmez ve KHO müdahalesi ve gizli bir biriminde ele geçirilmesi ile özel donanımlı nano giysilerimiz ile tam yetki verilerek olaya müdahil olmamız istenir. Bundan sonrasını ise anlatmıyorum çünkü bu keyfi Türkçe olarak yaşamak sizlerin hakkı. Söylediğim onca şeyden sonra oyunu oynarken ne kadar İngilizce’niz iyi olur ise olsun Türkçe oynamanın ne kadar zevk verdiğini göreceksiniz. Bazen öyle durumlar oluyor ki tüylerim diken diken oluyor. Kontrollere varıncaya kadar %100 Türkçe bu oyun gözlerimizi yaşartacak kalitede.

Oyunda kullanılan silah listesi:

Tabanca/Pistol: Standart her FPS oyununda genelde oyuna başladığınız düşük kapasiteli zarar verme durumuna sahip silahımız.

Makinalı Tüfek/ Machine Gun: Kısa menzilli seri atışlar yapabilen ve kişiselleştirebileceğiniz ve oyunda bir hayli fazla kullanacağınız taramalı silahınız.

Pompalı/Shotgun: Klasik çifte atar pompalı tüfeğimiz yakın çatışmalarda düşman için kalıcı hasar bırakan bir diğer silahımız.

Scar: Taramalı gibi özelliklere sahip olması ile birlikte özel kuvvetlere özgü güçlü bir silahtır. Modifiye olanağı bir hayli fazla olan bir diğer silahımızdır ayrıca.

FY71: KHO’nun standart silahıdır. Çatışmalar esnasında KHO askerlerinden bol miktarda temin edebilirsiniz.

Keskin Nişancı Tüfeği/Sniper: Uzak mesafeden nokta atışları yapabileceğiniz etkili uzak menzilli tüfeğiniz.

Ağır makineli/Minigun: Taşıması ağır e hızınıza etki eden ama bunun yanında hasar kapasitesi en yüksek silahlardan döner başlıklı ağır makineli silahınız.

Gauss Tüfeği: Sniper gibi uzak mesafe silahı olmak ile birlikte kullandığı elektro mıknatısları ile mermileri ışık hızına yakın bir şekilde düşmana iletir.

Roket Atar: Yine FPS oyunlarının olmaz ise olmazı roket atarımız CrySis içinde bizleri bekliyor. Gösterdiği etki ve efekt görülmeye değer. Maruz kalmamaya özen gösterin.

Oyunda bu silahlara ek olarak silahlarınızı istediğiniz gibi kişiselleştirme özelliğine sahipsiniz. Örneğin taramalı tüfeğinize sessiz olmanız gerek bir mekanda susturucu takabilir, karanlık alanlarda fener yerleştirebilir, dürbün, lazer yada taktiksel eklenti ile daha da güçlendirebilirsiniz. Bu özelliği kullanabilmek için oyun esnasında “C” tuşuna basarak silahınızı modifiye edebilirsiniz yine aynı işlem ile dilediğiniz modifiye opsiyonunu geri alabilirsiniz. Modifiye olanağı silahların kapasitesi ve aldığınız göreve göre değişiklik gösterebilir. Bu silahlara ek olarak oyunda el bombası, sis bombası, flaş bombası gibi patlayıcılara da sahip olacaksınız.

[Resim]

Silah modifiyesi esnasında arka planın ağırlaşarak blur efekti ile gösterilmesi oyuna ayrı bir hava katmış. Silahların da ne kadar detaylı tasarlandığı bu esnada gayet net görülüyor.

Araçlar:

CrySis evrenindeki bu adada düşman birimlerinin araçları da yanı sıra olmak üzere bot, tank, kamyon, helikopter gibi birçok aracı etkileşimli olarak kullanabiliyorsunuz . Her hangi bir aracın yanına gelip �F� tuşuna basmanız kullanmaya başlamanız için yeterli. Bazı araçların kendinde silahları oluyor bunların kolay kullanımı için aracın içinden görünümün dışına çıkmanız gerekiyor. Bunun için �F1� tuşuna basmanız yeterli böylelikle hem aracı kullanıp hem de aracın silahını rahat bir şekilde kullanabilirseniz. Bu araçların hepsi hasar alabildiği için düşman mevzilerindeki araçlara çok zor durumda kalmadığınız sürece hasar vermemeye çalışın böylelikle araçları dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz.

[Resim]

Maksimum Oyun!

CrySis sloganını hak eden müthiş bir oyun bunun en büyük etkisini ise sizlere oyunda sahip olduğunuz nano suit yani nano elbiseniz ile sunuyor. Nano suit’e geçmeden önce nano teknolojisi hakkında sitelerden derlediğim kısa bilgileri de aynen ekliyorum.

NanoTeknoloji Nedir?

Sözlük Anlamı:

Nano kelimesi Yunanca nannos kelimesinden gelir ve küçük yaşlı adam veya cüce demektir. Günümüzde nano, teknik bir ölçü birimi olarak kullanılır ve herhangi bir birimin milyarda biri anlamını taşır. Genellikle metre ile birlikte kullanılır. Nanometre, 1 metrenin milyarda biri ölçüsünde bir uzunluğu temsil eder (yaklaşık olarak ard arda dizilmiş 5 ila 10 atom).

Teknoloji kelimesi ise yine Yunanca tekhné ve logia kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşur. Tekhné el işi veya sanat, logia ise bir konunun çalışılması olarak tercüme edilebilir. Teknoloji genellikle çevre üzerinde kontrol sağlamak amacıyla araç yaratılması olarak tanımlanır. Başka bir anlamla ise teknolojiyi, bilimsel metotların ticari amaçlar için kullanılması olarak yorumlayabiliriz.

Genel Tanım:

Nanoteknoloji, çok genel tanımıyla, istisnai şekilde küçük (yaklaşık atom boyutlarında) yapıların ticari bir amaca hizmet edebilecek şekilde düzenlenmesidir. Başka şekilde tanımlamak gerekirse: Maddeler üzerinde 100 nanometre ölçeğinden küçük boyutlarda gerçekleştirilen işleme, ölçüm, modelleme ve düzenleme gibi çalışmalar nano-teknoloji çalışmaları olarak nitelenir.

Nanoteknolojinin Kullanım alanları

Endüstriyel Alanda:Mikrosensörlerin, mikromakinaların, optoelektronik elemanların imalatı ve uygun şekilde bir araya getirilmesi. ii) Medikal Alanda: Mikro cerrahide (göz, beyin vb.), Diagnostik kitlerde, Bilimsel Araştırmalarda, Yüzey karakterizasyonu ve modifikasyonu, Mikroorganizmaların taşınması, DNA modifikasyonu vb.

Nanomanipulator

Nanomanipulator: Bir insana molekülleri görme dokunma ve değiştirme imkanı tanıyan sanal gerçeklik arabirimidir. Virus, DNA iplikleri ve nanotüpleri modifiye etmek amacıyla kullanılabilmektedir. NM datayı almak için AFM kullanmaktadır. Sanal gerçeklik eldivenleri ve gözlükleriyle kullanıcın örneğin yüzeyini görmesini ve hissetmesini sağlamaktadır. Böylelikle kullanıcı eliyle mikroskobik objeleri tutabilir, itebilir, hareket ettirebilir ve sonuçta çıkan kuvveti, etkileşimi hissedebilir. Böyle bir teknolojiyle gen transferi, enzim değişimi , jeller ve yüzeyler üzerinde lokal değişiklikler yapabilmek mümkün olmaktadır.[Resim]

Nano elbisemizin kullanımı oldukça kolay oyun esnasında V tuşu yada Mouse’muzun orta tuşuna bastığımız karşımıza çıkan ekranda durumumuza en uygun olan seçeneği seçerek olaya giriyoruz.

Maksimum Zırh: Zırhı seçtiğimizde düşman ile girdiğimiz çatışmalar esnasında elbisemizin koruyucu özelliği aktif olduğundan diğer seçeneklere nazaran hasar alma seviyemiz düşüyor. Sıcak çatışmalar esnasında kullanımı oldukça işinize yarayacaktır.

Maksimum Hız: Hız belki içlerinde en zevkli olanlardan bir tanesi. Kısa mesafelerde ortamın gerginliğinden ya da çatışmalardan sıvışmak için bire bir. Bunun kullanımı esnasındaki atraksiyonlar ise ayrı bir güzel.

Maksimum Güç: Size ek güçler kazandırıyor. Elbise aktif etkinizi güçlendirerek ağır nesneleri kaldırmanızı, araçlara daha fazla hasar verebilmenizi, yüksek bir yere zıplarken size yardımcı olmanın yanı sıra silahların kullanımında stabil bir performans sunuyor. Tabi tüm bu güçlerin belli bir süresi ve gücünüzden götürüsü olduğunu unutmayın.

Pelerin: Nano elbisenizin en etkileyici özelliklerinden bir tanesi kısa bir süreline sizi görünmez moda geçiriyor ve görünmemeniz gereken ortamlardan kolayca kurtulabiliyorsunuz.

Nano elbisenizdeki güçlerin kullanımı sınırsız değil belli bir süresi ya da enerjinizden götürüsü var. bunu en sağlıklı şekilde kullanmak oyuncunun becerisine bakıyor. Öyle ki her gücün ayrı bir kullanım yeri var. Yüksek bir yerden atlarken maksimum güç işinize fazlası ile yarayacaktır. Bu tarz değişik kombinasyonları oyuncunun keşfetmesi hiç de zor değil. Gösterge panellerinden zaten sağlık durumunuzu takip edebiliyor, görevlerinizi ise haritadan kolayca bulabiliyorsunuz. Oyun bu konuda da oyuncuya fazlası ile kolaylık sağlıyor. Nano elbisenizin seslendirmeleri de gayet başarılı, havaya girmekte hiç sorun yaşamıyorsunuz. Aralara seslendirmeler ile ilgili sürekli bir şeyler sıkıştırıyorum ki oyunun bu konudaki kıymetini bilelim diye.

Oyunun kontrolleri son derece kolay. Bir FPS oyunun rahatlığı tamamı ile oyuncuya sunulmuş. FarCry’dan bu yana gelen CryTek’in bu konudaki başarısı da devam ediyor CrySis ile. Ayrıca son zamanlarda PC oyuncularının oldukça beğenisini kazanan Xbox 360 oyun kolu için desteği de var oyunun. Xbox 360 kolu ile de oyunu titreşim desteği ile gayet rahat oyunu oynayabiliyorsunuz. Oyunun çoklu oyuncu kısmında ise Instant Action ve Power Struggle modları ile 32 kişiye kadar çoklu olarak oyunu oynayabiliyorsunuz. Çoklu oyun deneyimini yaşamak için EA hesabınız ile giriş yapmalısınız.

DirectX 9 vs. DirectX 10

Gelelim oyunun görsel anlamda vaat ettiklerini yerine getirip getirmediğine, herhalde CrySis’in grafiklerine kötü demek beyaza siyah demek gibi bir şey olurdu. Oyun tıpkı FarCry’da olduğu gibi çıkıp etrafa bakmak, adanın güzelliğini görmek için bile oynanabilir. Bazen durup etrafa bakıyorsunuz bu bölümde biraz daha vakit geçireyim diyorsunuz. Tabi tüm bunlar iyi hoşta ne kadarını görebileceğiz sorusu akıllara gelmiyor değil. Şöyle yine Cevat Yerli’den bir alıntı yapayım ‘Monster Inc. yada Shrek gibi grafiksel kalitede oyun yapmamamız için hiçbir sebep yok ama önemli olan bunu oyuncuya hızlı bir şekilde sunmak diyor. Öyle ki bazı yavaşlıklardan dolayı DX 10 API’sinin bazı özelliklerini kullanmamışlar. Oyun Very High detayda görsel manada tam bir şölen sunuyor. Ama Very High’da rahat bir şekilde ve yüksek çözünürlükte oynayabilmeniz için en az çift bir 8800 GT gerekiyor. High’da ise 8800 GT bu oyunu rahat bir şekilde çalıştırıyor. High, Very High karışımında ise hatırı sayılır bir oyun zevki sizlere sunsa da yüksek frame almanız olası değil. Eğer 1440*900 üstü çözünürlüklerde Very High detayda oynamayı düşünüyor iseniz SLI bir anakart ve en az iki adet 8800 GT temin edin. Zaten tavsiye edilen sistem sorusuna ise Cevat Yerli, ‘Daha bizim tavsiye ettiğimiz bir sistem çıkmadı’ diyor ve gülerek şaka tabi deyip çift çekirdekli C2D bir işlemci, 2 GB Ram, 8800 GT diyor. Hatta ben kendim dört çekirdekli bir işlemci ile dört gözle oynuyorum diyor.

[Resim]

Cevat Yerli�nin yapılan röportajlarda sürekli espriler yapması oyun hakkındaki olumlu gelişmelerden bir hayli memnun olduğunu da gösteriyor. Bizim oyunu oynadığımız sistem ise C2D E6420 işlemci, 2 GB Ram ve 512 MB 8800 GT grafik kartı. High ayarlarda 1440*900 çözünürlükte gayet rahat bir şekilde 30 fps üstünde oyunu oynayabiliyoruz. Very High’da ise çok fazla çatışmanın olduğu ve çok komplike sahnelerde 10-15 FPS’ye düşebiliyor. Şunu rahat söyleyebilirim ki bu oyunu High seviyede oynamak bile görsel manada tam bir şölen yaşatıyor oyuncuya. Very High’da ise ışıklandırmalar ve kaplamalar tamamen değişiyor. Bu da daha fazla bellek ve işlemci gücüne sahip ekran kartı ihtiyacı demek oluyor. Ama bu oyunu illaki çok yüksek sistemlerde oynayabileceğiniz anlamına gelmiyor. Oyunu low, medium karışık ayarları ile 8600 GT, HD 2600 XT gibi orta seviye kartlarda rahatça oynayabilirsiniz. Zaten gözünüze en iyi gelen görsel ayarları sisteminize uygun bir şekilde ayarlamak standart gelen ayarlardan çok daha iyi performans verecektir. Ayrıca bu durumda bile FarCry’dan daha iyi bir görsellik vaat ediyor. Birde bunu Türkçe oynadığınızı düşünürsek kaybedeceğiniz bir şey yok. CrySis’in şu anda piyasadaki tek gerçek, yama ile gelmeyen bir DX 10 oyunu olduğunu hatırlatmakta fayda var. Yeni ekran kartı alırken de sitelerin CrySis testlerine de bakmak faydanıza. Lakin CrySis her şeyi ile zamanın ilerisinde bir oyun. FarCry ilk çıktığında zamanın en iyi kartları 9800 Pro’ları bile zorladığını hatırlatırım. Ek alarak eğer bu oyunu High ayarda oynamayı düşünüyor iseniz kesinlikle XP altında oynayın çünkü Vista’ya oranla çok daha iyi performans sunuyor.

[Resim]

Son Sözler

Bunca zaman bekledik ve nihayetinde oyunumuza kavuştuk. CrySis son zamanlarda çıkan en iyi FPS oyunlarından bir tanesi, hatta FarCry ile devam eden FPS dediğimizde ilk aklımıza gelen oyun olma özelliğini de CrySis ile devam ettiriyor. Oyun sunduğu görsellik ve türe kattığı yenilikler ile adından daha uzunca bir süre söz ettirecek gibi. Bu konuda Yerli kardeşleri, CryTek ekibini ve harika hayal güçleri ile böyle bir oyun sundukları içir ayrıca tebrik etmek istiyorum. Bizlere dünya standardında bir oyunu da %100 Türkçe sundukları içinde ayrı bir minnet borcumuz var. Bizlere gösterdikleri bu güven ile kalbimizde ayrı bir yer edindiler. Eğer hala durup oyunu almayı düşünüyor iseniz teesüf eder, hemen yola koyulmanızı tavsiye ederim.

Assassin’s Creed

Ubisoft Assassin’s Creed The World of Game

Bu oyunu görmeyenler için bir tanıtım yapayım dedim çünkü oynamayanların çok şey kaybedeceği bir oyun :]

Oyun eski çağlardaki orta doğudaki üç şehirde geçiyor bunlar Damascus (Şam), Acre ve Jarusalem (Kudüs) sizin oyunda yönettiğiniz şahıs ise Assassins topluluğuna ait bir suikastçi. Assassins’lerden kasıtları o zamanki devirdeki Haşhaşiler olmaktadır. (Haşhaşiler o zamanki devirde Şii olup Sünni müslümanlara yapılan suikastlerle ün kazanmıştır ve suikast yapmadan evvel haşhaş çektiklerinden dolayı haşhaşiler denmiştir.)

Aslında oyunu oynarken tarihi bir olayın içindeymişiniz gibi yapmışlar oyunu görselini söylemeye gerek yok zaten adamlar çok profesyonel yapmışlar bence alacağınıza değer bir oyun

Diğer oyunlardan farkına gelirse öyle herkesi öldürerek bölüm geçmiyorsunuz zaten bu tip oyunlar artık çok sıkıcı olmaya başladı bu oyunda ise gereken kişiye (bu daha çokk ülkelerin ünlü şahısları veya kralları oluyor) ortadan kayboluyorsunuz aşağıda izleyeceğiniz videoda daha açık görünüyor :]

Oyunu ülkeler arası seyahat şeklinde oynuyorsunuz bi şehirde işiniz bittiyse program sizi diğer bölümden direkt başlatmıyor köyleri kasabaları şehirleri bir at yardımıyla geçerek oynuyorsunuz yani oyunumuzda at da kullanabiliyoruz :]

Oyunun ihtiyaçlarına gelirse 1gb RAM, Direct9x veya 10x destekli ekran kartı, ve iyi bir işlemci ayrıca oyunun kendisi 9gb tır yani iki dvd diyebilirim

Aşağıda kısa bi demo var izleyin ne demek istediğimi daha kolay anlayacaksınız veya bağımlısı mı olacaksınız :]

(Damascus’takiler Türkçe konuşuyor yani Damascus bir Türk şehri )

Universe at War Earth Assault

Universe at War: Earth Assault, Sega ile Petroglyph Games’in ortak yaptığı başarılı oyunlardan biri. Command & Conquer and C&C: Red Alert’in ödüllü oyun stüdyosu tarafından hazırlanan bu oyun klasik strateji oyunlarından çok farklı yapısıyla ilgi çekmeye devam ediyor.

Oyunda 3 farklı ırk bulunmaktadır, bunlar: Novus, Hierarchy ve Masari. 3 ırkta birbirinden çok farklı özellikler taşımaktadır. Ve diğer oyunlardan farklı olarak kendi birimlerinizi özelleştirebilir, yapısını kendinize göre ayarlayabilirsiniz.

Grafik ve tasarım çok başarılı. Oyunun görüntü kalitesi diğer strateji oyunlarına göre gerçekten çok iyi.

Dikkat Çeken Özellikleri:

# Diğer oyunlarda olmayan ünitelerinizi değiştirme seçeneği,
# Benzersiz çoklu oyuncu modu,
# Gerçek dünya ve modern çevre modellemeleri,
# 3 farklı ırk ve hepsinin kendine ait özellikleri,
# Özel kahraman(hero) yapımı ve hepsinin kendine ait özellikleri
# Irklar arasındaki çok uyumlu denge.


En Az Sistem Gereksinimleri

# Pentium 4 2.0 Ghz sistem hızı
# 512 MB Hafıza(RAM)
# 6 GB Sabit disk
# 128 MB ATi 9500 ya da Nvidia 6200 üzeri ekran kartı