gamez olarak etiketli yazılar

Half-Life Retail Update 1.1.1.2

http://laztopak.googlepages.com/halflife.jpg/halflife-custom;size:301,352.jpg

Bilgisayarınızda daha önceden kurmuş olduğunuz Half Life oyununuzun sürümünü 1.1.1.0’dan 1.1.1.2 sürümüne yükseltmek için hazırlanmış tam anlamıyla ücretsiz bir güncelleme paketidir. Verimli çalışması için Counter Strike modunu önceden kurmanız da tavsiye edilir.

Yenilikler/Değişiklikler:

# Yeni eksiksiz DLL’ler eklendi, göze çarpan mavi saydamlık düzeltildi.

# Steamless Team Fortress 1.6 (v1.0_final) eklendi.

# Grafik motoru (EGC v1.1) geliştirildi ve oyuna eklendi. Zenginleştirilmiş gerçekçi efektler geliştirildi.

# HLBoom koruması eklendi.

# Listenserver listing desteği eklendi.

# Modserver desteği eklendi.

# WON2 Protokol won2://, linkinden sunucuya girilme eklendi.

# WON2 güncellendi, (‘sierraup’ yoluyla) eklendi.

# Birincil Masterserver seçimi eklendi.

# Mavi saydamlık açığı düzeltildi.

# SFX_T açığı düzeltildi.

İndirmek İçin:

http://won2modserver.com/hl1112_final.exe

Rise of the Argonauts

Yunan Mitolojisi her zaman çekici olmuştur. Oyunlarda da mitolojiyi konu alan birçok örnek gördük. Bu yeri geldi Hackn Slash oldu, yeri geldi RPG öğeleriyle süslendi, üstüne biraz da macera katıldı. En başta akıllara gelen isim hiç şüphesiz ki, God of War olacaktır. PS2deki iki mükemmel oyundan sonra PSPde karizmatik karakter Kratosa eşlik etmiştik. Gene Yunan Mitolojisini Titan Quest de ele almıştı. Oyun bazı teknik hatalarına karşın gene de birçok oyuncu tarafından sevilmişti. Şimdilerde yine Titan Quest gibi aksiyon-RPG bir yapım olan Rise of the Argonauts da oyun severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Katilin peşinde iz sürme:
Oyun Liquid Entertainment tarafından yapılıyor. Firma daha önce The Lord of the Rings: War of the Ring ve Dungeons & Dragons: Dragonshard isimli iki stratejiyi geliştirmiş ve ayrıca ülkemizde de gösterilen Çaresiz Ev Kadınları dizisi (Desperate Housewives) oyununu yapmıştı. Rise of the Argonauts, bu yapımlara göre daha farklı bir türde karşımıza çıkıyor. Aksiyonun ve RPG öğelerinin olduğu yapım Yunan Mitolojisini işliyor. Oyun, Yunanlı Jasonnın (Efsane Altın Postu arayan karakter) karısı Alcmenenin bir suikast sonucu öldürülmesi ve Jasonnın karısını yeniden yaşama döndürmek için giriştiği büyük macerayı ele alıyor. Tabii ki oyun içinde konu biraz daha detaylı olacak ve mitolojideki birçok figüre rastlayacağız. Zaten oyun mitolojiye bağlı kalacak.

Rise of the Argonautsta ilk dikkat çekici yön grafikler. Yapım Unreal 3 Enginela hazırlanıyor. Şu zamana kadar yapımcılar tarafından sunulan materyaller, oyunun görsel olarak etkileyici olacağını gösteriyor. Tabii ki bu görsellik etkileyici mekan tasarımları ve modellemelerle oyunculara sunulacak. Daha evvel bahsettiğim mitolojide rastlayacağımız figürlerle birlikte, yine mitolojideki birçok mekan aynen oyunda yer alacak. Grafikleri iyi bir oyunda tabii ki, kaliteli sesleri de eksik etmemek lazım.

Yapımda aksiyon kısmı normal aksiyon-RPG oyunlarına göre biraz daha farklı işlenecek. Dövüş sisteminde oyuncular için kişileştirilebilir bazı materyaller yer alacak. Liquid, Rise of the Argonautsta oyuncuların sürekli aksiyonda kalmayacağını söylüyor. Gerekli yerde düşmanlarla savaşa girilecek ve boş yere dövüşle olmayıp, oyuncunun hep kesip biçmekten sıkılmayacağı bir sistem oyunda yer alacak.

Etkileyicilik:
Yapımın en çok üzerinde durduğu konulardan biri senaryonun ön planda tutulması ve bunun oyuncuya aktarılması. Liquid mitolojiye bağlı kalan hikayenin oyun içinde etkili bir anlatımla yer alacağını vurguluyor. Zaten işin içinde Altın Post, oyuna ismini veren Altın Postu arayan Jasonnın Argonaut (Jasonnın yola çıktığı Argo gemisindeki mürettebata verilen isim) tayfası gibi birçok önemli mitolojik nokta yer alıyor.
Sonuç:
Sonuç olarak baktığımızda oyun güzel olacak gözüküyor. Firmanın daha önceki kalburüstü projeleri biraz ön yargılı bir yaklaşıma izin verse de, Rise of the Argonauts temel aldığı Yunan Mitolojisile beraber kesinlikle ilgi çeken yapımlardan biri. Oyunun PC, PS3 ve X360 platformlarında bu sene içinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.




Half Life Sven Co-Op

Yıllardır tek kişi olarak başlayıp, bölümlerde ilerlediğiniz Half Life’ı artık arkadaşlarınızla beraber takım halinde canavarlara ve askerlere karşı savaşarak oynayacaksınız. Eğer isterseniz yalnız olarak da mücadeleye başlayabilirsiniz.

Oyun dünyasına tam anlamıyla üçüncü boyutun gerçek yüzünü gösteren, dünyaca ünlü Half Life oyununun üzerine yükleyebileceğiniz bu yeni modunu oldukça beğeneceksiniz. Half Life’ın bu modu diğerlerine oranla oldukça farklı. Örneğin arkadaşlarınızla Multiplayer(Çoklu Oyuncu) modunda oynarken hem kendi aranızda hem de yaratıklara karşı savaşabilme inkanınız bulunuyor. Üstelik tek kişilik oynama seçenekleri de oyun içerisinde mevcut. Oyuna en büyük değişikliği kazandıran şeylerden bazıları da değişik harita seçenekleri, yeni yaratıklar, yeni silahlar ve tamamiyle tepeden tırnağa düzenlenmiş bir senaryo olmuş. Size tavsiyem bir kere de olsun mutlaka deneyin!…

Bu Sürümde Neler YENİ?

# Yeni Bölümler (Bağımlılık yapacak seçme haritalar paket içerisinde mevcuttur)
# Yeni Silahlar (Silah görünümlerinde değişiklikler ve silah değiştirmede özel hareketler ilave edilmiştir)
# Güncellenmiş Efektler (Ateş ettiğiniz yerlerden duman yükselmesi, silahların seri hale gelmiş olması, yeni ses animasyonları)
# Ekstradan seçebileceğiniz oyuncu karakterleri, bölümlerde ilginç detaylar, yaratıklar, sürpriz/gizli bölümler ve daha birçok yenilik son sürüme dahil edilmiştir.

İndirmek İçin >>Tıklayınız<<



Alan Wake

Ayağa kalk Alan! Kafanı toparla ve bana doğru gel 4 yıldan uzun bir süredir gelişim süreci devam eden Alan Wakein yıllar önce yayımlanan videosu halen akıllardadır. O, başarılı bir yazar ve yaşadığı yer, sakin bir kasaba. Peki ya gece olunca? Üzerinden kaç gün, kaç gece geçti artık sayamamaya başladık doğrusu, ama buna değecek gibi gözüküyor. Zira Remedy, deyim yerindeyse oyunu kendisinden bile saklıyor. Bu da zaten konusu gizemli olan yapımı, daha da merak edilir kılıyor.

Yıllar önce, ailesinin intikamını almak için yemin eden bir polisin hikayesini dijital ortama taşıyarak gönüllerde taht kuran Max Payne’in yapımcılarından (Remedy), bu kez psikolojik gerilim türünde bir yapım geliyor. Geliyor diyorsam da maalesef uzun bir süredir gelemiyor.

Kimsin sen?
Alan Wake, kitapları en çok satan yazarlardan bir tanesiydi. Geceleri kabuslarında gördükleri, kalem diline ilham veriyor ve başarısına başarı katıyordu. Derken bir gün nişanlısı Alice kayboldu. Yaşadığı şirin kasaba, o andan itibaren gördüğü kabuslara kucak açan bir ortama dönüştü. Güneş, ağaçları okşuyor ve suyun üzerinde süzülüyordu gündüzleri, ama peki ya gece olunca…

Yapımın temel dayanağını oluşturan en önemli unsur, şüphesiz hikayesi. Sam Lake tarafından kaleme alınan Alan Wake, muazzam ormanlardan şirin kasabalara kadar uzanan büyük bir harita sunuyor oyunculara. Karakterimiz, kimi zaman yaya olarak, kimi zaman da arabayla oyun boyunca tüm haritayı kat edecek. RPG öğelerinin yer alacağı yapımda, çevredeki insanlarla konuşacak ve yardım etmeleri için ağızlarından çıkan her kelimeden anlamlar çıkarmak için uğraşacağız. Hikaye geliştikçe, etkilerini görsel olarak da hissedeceğiz. Geceler daha uzun, gündüzler ise daha kısalacak. Böylece psikolojik gerilim türündeki oyun, tam anlamıyla kendisini gösterecek. Karanlıkla birlikte doğan yaratıklara karşı ateşli silahlar pek etkili olmayacak. Bu durumda Alan, en güçlü silah olarak ışığı kullanacak ve bunu ateşli silahlarla kombine ederek mücadeleye girişecek. Tamamen hareket etmekte özgür olduğumuz bir çevrede, seçimlerimize göre macerayı devam ettireceğiz ve karşımıza çeşitli bulmacalar çıkacak.

Grafiksel olarak güçlü bir yapım Alan Wake. Tasarımlar, ışıklandırmalar ve detaylar çok hoş. Ayrıca oyunun görsel olarak kat ettiği yol da ortada. E3 2006 videosu ile yeni video arasındaki görsel fark sebebiyle, grafik motorunun değiştirildiğini sananlar olmuş. Yetkililerden gelen cevap ise, bunun aynı motor olduğu ve geçen 2 yıllık süre boyunca tasarımlar üzerine daha çok vakit ayırabildikleri yönünde.

avok motorundan da yararlanan yapımda, hava şartları değişecek, fırtına gibi doğal afetler görülebilecek. Bunların fiziksel sonuçları olarak hasarlar oluşabilecek ve bu da hikaye boyunca Alanın dikkat etmesi gereken bir unsur olacak. Yapımcılar, her şeyin birbirini etkilediği, canlı, nefes alan bir dünya hazırlamak için epey uğraştıklarını belirtiyorlar.

Başka ne var?
Sam Lake, Alan Wake için; Güçlü bir hikaye, güçlü bir karakter ve sinematik bir anlatıma önem verildiğini belirtiyor. Bu sebeple oyunda sadece tek kişilik senaryoya odaklanılmış ve Multiplayer deneyim yer almıyor.

İlk olarak Max Paynede denendikten sonra oldukça ilgi çeken Bullet Time modunun yeni oyunda yer alabileceğinden söz ediliyor. Olup olmayacağı kesin değil, ama denemeler yapılıyor.

Son zamanlarda Spore, Mass Effect gibi oyunlarda yer alan koruma sistemlerinin bir benzerinin Alan Wakede yer alıp almayacağı henüz kararlaştırılmadı. Yine yetkili ağızdan gelen bir cevap şöyle, “Oyunun kopyasını kimin hazırlayacağını değil, parasını verip orijinal alan müşteriyi düşünmeliyiz.”


Prey 2

Yapımına 1997 yılında başlanan ve detayları henüz 2005 E3 fuarında su yüzüne çıkmış bir oyun olan PREY, beni hem üzdü hem de umutlandırdı. Üzülme sebebim, bu yapımın bu kadar gecikmesi oldu. 8 sene az bir süre değil. Umutlandığım taraf ise, 8 sene emek verilen bir yapımdan, kötü bir şeyler çıkmayacağıdır. Zaten oyunun E3 videolarını izleyince, bu düşüncemin doğru olduğu kararına vardım. Oyun sırasında çekilmiş videolar göz dolduracak nitelikte. Oyunun yapımcıları, Human Head Studios ve 3D Realms. Dağıtıcısı ise 2K Games. Human Head Studios u, Blair Witch Volume 2: The Legend of Coffin Rock, Dead Man’s Hand gibi oyunlardan hatırlıyoruz. 3d Realms ilk 3d oyunlardan olan ve 1996 yılında piyasaya sürülen, Duke Nukem serisinden hatırlıyoruz. 2K games ise Call of Cthulhu: Dark Corners of the Earth, Civilization IV, Ford Racing 3 Reservoir Dogs, The Elder Scrolls IV: Oblivion gibi başarılı oyunların dağıtımı üstlenmişti. Oyun şu an için sadece PC ve XBOX 360 platformları için geliştiriliyor.

DOOM 3 Engine vs DOOM 3 Engine
Oyunun videosunu izlediğimde, kendilerine ait bir motor kullandıklarını sanmıştım fakat ilginçtir ki, oyunda Doom 3 engine kullanılmış. Fakat oyunun doom 3le bir alakası olmadığı taraftarıyım. Çünkü yapım da, çevreyle etkileşim harika, Doom 3de rastladığım unsurlara bu oyunda hiç rastlamadım. Mesela Doom 3 de öldürdüğümüz yaratığın bedeni kısa bir süre sonra yok oluyor ama PREY de bu hatayı göremedim. Çoğu oyuncunun en sevdiği şeylerden biridir, ölü düşmana tekrardan ateş etmek, mermiler ile düşman vücudun etkileşimini görmek. Tamam belki Doom 3ün yapımcıları ölülere saygı duyduğu için öyle yaptı ama sonuçta bu bir oyun. Doom 3te çevreyle etkileşim, yok diyebilecek kadar azdı. Kutulara vurduğumuzda hiçbir etkileşim göremiyorduk fakat PREY de herhangi bir yere bomba attığımızda, çevredeki her şey etkileniyor. Buna düşman ölüleri de dahil. Bu özellik oyuna çok güzel aktarılmış. Doom 3de, oyunun neredeyse tamamı karanlıkta geçiyordu, PREY de ise Doom 3e göre daha aydınlık bir ortamda oynuyoruz, Preydeki karanlık insanı boğmayacak bir derecede ayarlanmış. Zaten Preyde, Doom 3 engine kullanılacağı haberi verilirken, yapımcılara yöneltilen sorulardan birisi ” Preyde Doom 3deki ortamlar gibi dar ve karanlık ortamlar mı olacak? ” idi. Yapımcılar ise oyunun Doom 3ün aksine, karanlık olmayacağını, oyunda geniş koridorlar ve arenalar bulunacağını belirtti.

Hikaye biraz klasik ama ilginç?
Uzaylılar dünyaya gelip Tommynin, yani oynadığımız karakterin kız arkadaşını kaçırıyorlar. Dünyaya sadece Tommynin sevgilisini kaçırmak için gelmediler ya. Asıl hedefleri, her zamanki gibi dünyayı ele geçirmek. Böylece Tommy, aşk uğruna dünyayı kurtaracakmış. FPS ve aşk içiçe, heyecanlı bir hikayeye benziyor aslında. Videodan anladığım kadarı ile Tommy, sevgilisi gibi uzay gemisinin içine çekiliyor. Uzay gemisin içinde neler olup bittiğini anlamaya çalışırken, uzaylıların dünyayı ele geçirmek istediğini anlıyor ve hemen harekete geçiyor. Yapımın en güzel ve en orjinal yanlarından biri ise “Spirit walking ve Death walking”. Spirit walking de vücudumuz bedenimizden ayırıp, ruh halimiz ile gezebileceğiz, nesnelerin içinden geçebileceğiz ve görünmez de olabileceğiz. Death walkingde ise, öldüğümüz zaman diğer tarafa gidip ruh avlayacağız yani orada bulunan hayvanların ruhlarını avlayıp, oyuna öldüğümüz yerden devam edeceğiz. Dediklerine göre bize bu özellikleri öğreten yaşlı biri olacakmış. Videoda, önceden kızılderilerin yaşadığı bir yere gidiyoruz. Orada yaşlı adamın biri, bize şunları diyor ” We will meet you many time, for this is the place of teaching and you have so much to learn. Now, please, sit and open your mind”. Yaşlı adam, bizimle bir çok kere buluşacağını ve burasının, bizim öğrenim göreceğimiz bölge olduğunu söylüyor”. Galiba bu yaşlı adam bizim büyük babamız oluyor.
Silahlar ve düşmanlar
Oyunun dikkat çekici yönlerinden biri ise, teknolojik silahların kimyasal mermi, kimyasal silahların ise normal mermi atması. Kimyasal silahlar çoğunlukla hayvanlara benziyor yani silahın dışı bir hayvanla kaplı. Silah animasyonları özellikle kimyasal silahların üzerindeki hayvanların animasyonları harika olmuş. Oyunda birde uçak benzeri, havada da sabit durabilen bir araç var. Bu araçta bulunan silahlardan birisi sayesinde, her şeyi kaldırabilip sağa sola fırlatabiliyoruz. Yalnız bu silah, Half-Life 2’deki Gravity Gun gibi nesneyi kendine çekmiyor, aracın ön kısmından yolladığı elektrik ile tutuyor ve savuruyor.Aracın diğer bir silahı ise kimyasal mermi yollamaya yarıyor.

Efektler…
Bildiğiniz gibi yapımda Doom 3 motoru kullanılmış. Doom 3deki grafiklerin, gölge, silah ve ateş efektlerinin ne kadar başarılı olduğunu biliyorsunuz, fakat Preyde gölge efektleri daha başarılı kullanılmış. Özellikle silah mermilerinin ve bombaların yarattığı boğumlama efekti, dumanlar çok güzel aktarılmış. Mesela düşmandan kopup yere düşen bir parçadan duman çıkıyor. Işık efektleri silahlar üzerinde oldukça başarılı. Silahların çevreye yaydığı ateş ve ışığın duvara ve nesnelere yansıması da çok hoş olmuş. Seslerden çok etkilendim. Mouseu çevirdiğiniz yöne göre veya bulunduğunuz yere göre ses şiddeti değişiyor. Silah, düşman, çevre sesleri çok güzel aktarılmış, özellikle ayak sesleri harika olmuş. Bastığınız yere göre ayak sesleri değişiyor, mesela metal bir zemin ile toprak zemin arasındaki fark çok belli oluyor ve her adımdan çıkan sesler aynı değil. Sadece tak tuk, tak tuktan ibaret sesler kullanmamışlar. Zemin aynı olsa bile ayak sesleri yine değişiyor ki bu çok güzel bir özellik.
Oyunda, aralarında geçiş yapabileceğimiz portlar bulunuyor. Bu portlar sayesinde bir noktadan, diğer bir noktaya kısa bir sürede gidebileceğiz. Portlar aracılığı ile geçiş yaptığımız ortamlar birbirinden farklı olacakmış. Duvarların ve nesnelerin rengi, düşmanlar, kısaca her port geçişinde başka ortamlara gireceğiz. Bu da bizi oyundan sıkılıp soğumamızı engelleyecek. Yalnız bazı portlar kapalı olacak, bu yüzden bulmacalar ve unlock olayları yapımda bulunacak.
İşte oyunun en ilginç ve hoş yanı. Oyunda duvarlarda yürüyebileceğiz. Mesela tavana çıkmak için duvarın üzerine doğru yürümemiz yeterli olacak. Düz duvara tırmanabileceğiz yani. Ee tabi uzaydaki yerçekimi dünyadakinden farklı, birde buna uzaylıların (sözde) teknolojilerini eklersek, bu durum gayet normal geliyor.

Sonuç olarak Prey
Preyin çıkış tarihi, 2005in son çeyreği olarak gösteriliyor. Ben şimdiden merak etmeye başladım oyunu. Sanırım, oyunun sistem gereksinimleri çok yüksek olacak. Acaba kaç kişi, yeni ekran kartı alması için ailesini zorlayacak. Acaba kaç kişi, sistemini baştan yenileyecek. Acaba bize vaat ettiklerini verebilecekler mi? Bence verecekler, bunun kanıtı da 2005 E3 fuarındaki Prey videosu. Gerçi videolar oyunun kendisini yansıtmaz ama olsun. Hep beraber bekleyip göreceğiz.