Battlefield: Vietnam olarak etiketli yazılar

Battlefield Vietnam

2. Dünya savaşı mekanlarından artık bıkkınlık yaşıyor olmalı herkes. Bu yapımcıların da kulağına gitmiş olmalı ki, artık son zamanlarda rotayı biraz daha doğuya kaydırdılar. Yeni mekanımız Vietnam artık arkadaşlar. Sık bitki örtüsü, uçsuz bucaksız ormanları ve tuzaklarıyla, Vietnam bize çok iyi gelecek. Vietcong: Fist Alpha’dan sonra, sıkı bir multiplayer deneyimi için, Battlefield: Vietnam emrinize amade.

Aslına bakarsanız, ilk oyunun popülerliğinden sonra bu oyuna pek şans vermemiştim ben. En azından bomba etkisi yaratamaz diye düşünüyordum. Desert Combat gibi modların da çıkmasıyla, BF1942, şaheser statüsüne erişmişti neredeyse. BFV ise, sadece ortam değişikliği sağlayacak bir oyun gibi geliyordu bana. Öyle de olmuş. Aslında oyun aynı oyun. Birkaç yenilik ve mekan değişikliğinden başka birşey yok.

Daha oyunun ilk başlarında, müziklerinin ne kadar kaliteli olduğunu anlıyorsunuz. Olayın anlam ve önemine de uygun seçilmiş müzikler. İlk başta bundan bahsediyorum, değişiklik olsun diye. Parçalar arasında Edwin Star’ın War adlı parçası da var ki, dinlemenizi tavsiye ederim. Diğer parçalar da, meşhur parçalar.BFV’de, dev haritalarda araç kullanımı biraz daha geliştirilmiş. Bazı modlarda helikopter kullanımına verilmiş olsa bile, bu oyunda daha adam akıllı bir şekilde oyuna entegre edilmiş helikopter. Ayrıca jeep, tank, bot gibi araçları da kullanabiliyorsunuz. Benim en çok hoşuma giden ve oyunda bir ilk olan özellik ise, helikopterdeki askerlerin sağdaki ve soldaki silahları kullanabilmesi. Mesela, siz helikopteri kullanırken, iki arkadaşınız da sol ve sağdaki silahları almışlar ve çevreye hep birlikte dehşet saçıyorsunuz. Doğru kullanıldığı zaman, savaşın kaderini değiştirecek bir durum bu. Helikopterin kontrolü biraz zor ama alıştıktan sonra, helikopter spawn noktalarında kuyruklar oluşacak. Bundan eminim.

Oyundaki kontroller ilk oyun ile aynı. Zaten motor aynı motor. Bir değişiklik yapılmamış. Kontroller oldukça kolay olduğundan, alışmak için zaman harcamaya gerek yok. Kısa zamanda oyuna alışabiliyorsunuz. Araçların kontrolleri, özellikle havada olanlarınkiler, zor. Alışmak gerekiyor. Alışana kadar da, birkaç defa çakılmak zorunda kalıyorsunuz. Ama bir kere alıştığınız zaman, ilk başta helikopter olmak üzere, araçlardan inmeyeceksiniz. Haritaların dev gibi olduğunu da düşünürsek, zaten yaya dolaşmak pek de mantıklı değil.

Oyunda yine iki taraf var. Amerikalılar ve onlara yardım eden Vietnam müttefikleri bir taraf, Kuzey Vietnam ve Vietcong müttefikleri ise diğer taraf. Her zaman olduğu gibi, çok çetin savaşçar yapılıyor bu iki taraf arasında. Her iki tarafın da silahları o zamanlarda kullanılmış orjinal silahlardan oluşuyor. Ayrıca oyunda bulunan 16 bölüm de, yine o zaman yaşanmış popüler savaşlardan esinlenerek hazırlanmış. Oyunda 16 bölümden bahsettim ama 12 harita olduğunu gördüğünüzde şaşırabilirsiniz. Bu oyundaki 2 haritanın 2 kere kullanılmasından kaynaklanıyor.

Bu oyunda, beğendiğim özelliklerden biri de, her haritanın tarzının bir diğerinden farklı olması. Mesela bir haritada, hava gücü fazla olan kesinlikle kazanırken, bir diğer haritada ise kara kuvvetleri güçlü olan kazanıyor. Başka bir haritada uzaktan adam öldürmek rahatlık sağlarken, başka bir haritada ise yakın dövüşten hoşlanmanız gerekebiliyor. Haritaların böyle farklı karakteristik özelliklerinin olması, sıkılmayı önlediği gibi, online müsabakalarda da, zorlayıcı bir atmosfer oluşturuyor.

yunun tarzından bahsetmeye gerek duymuyorum. Çünkü birşey değişmemiş oyunda. Kontrol noktalarını ele geçiren, söz sahibi oluyor. Spawn noktaları da bu kontrol noktaları oluyor.

Oyun normalde multiplayer oynanmak için tasarlanmış ama yine de size tek başınıza oynamanız için da şans tanıyor. Konu falan yok tabi. Bot’lara karşı savaşmak durumundasınız. Bu pek hoş birşey değil çünkü botlar salak. Bu single modu sadece online moda alışmak için kullanın derim. Çünkü 2-3 haritadan sonra, en zor modda bile sıkılıyorsunuz.

İlk oyunda olup da bu oyunda da devam eden hatalar söz konusu. Bazıları tam olarak hata değil ama olmamalıydı. Mesela bağlantınız ne olursa olsun, kalabalık ortamlarda yavaşlama oluyor. Hatta hep birlikte oyundan düşme gibi bir sorun bile yaşayabiliyorsunuz. Aynı anda 64 kişinden bahsediyorum. Bir de, mesela bir merdivenden hızlıca indiğiniz zaman, yüksekten düşmüşsünüz gibi sağlığınız azalabiliyor. Bu birkaç oyunda daha gördüğüm bir sorun. Halledilmesi gerekirdi. Oyunda bunun gibi irili ufaklı hatalar var. Bazı engellerin üzerinden bir hamlede atlayamamak, araçlara binerken veya inerken sağa sola savrulmak.. bu hatalar belki ileride çıkacak yamalarla halledilebilir.

Grafiklere bakacak olursak, bence en köklü değişikliklerden biri de grafiklerde olmuş. Vietnam bitki örtüsünü adam gibi göstermek için, oyunun motorunda da sağlam değişiklikler yapılmış. Bitki örtüsü, ağaçlar, yer şekilleri ve benzeri cisimler süper görünmekte. Görülebilir mesafe konusunda da oyun oldukça cömert. Karakterler çok iyi görünüyorlar. Silahlar da öyle. Araçların modellemesi de gayet gerçekçi. Grafiklere dikkat edildiği gibi fizik kurallarına da dikkat edilmiş. Ağır araçların gerçekten de ağır olduğunu anlayabiliyorsunuz.

Seslerden daha önce de bahsetmiştim. Gerçekten benden tam puan aldılar. Müzikler başta olmak üzere, ses efektler, silah sesleri harika yapılmış. Göze hitap ettiği gibi, kulağa da hitab ediyor oyun.

Sistemleri az buçuk zorlasa da, yine de bazı detaylardan fedakarlık ederek, oyunu hızlandırabiliyorsunuz. Oyunun asıl zorladığı şey, internet bağlantınız. Daha önce de bahsettiğim gibi, bağlantınız süper de olsa, bazı yerlerde yavaşlama yaşayabiliyorsunuz.BF1942’den sonra, değişik ortamda geçen, aynı kalitede olan bir oyun iyi gitti doğrusu. Çeşitli yerlerden öğrendiğime göre, şu anda herkes aralıksız bu oyunu oynamaktaymış. Değişiklik millete yaradı demek ki. Özellikle de araçlardaki iyileşme, kontrollerin kolaylığı, Battlefield: Vietnam’ı süper bir oyun yapıyor.

Battlefield: Vietnam

Battlefield: Vietnam

2. Dünya savaşı mekanlarından artık bıkkınlık yaşıyor olmalı herkes. Bu yapımcıların da kulağına gitmiş olmalı ki, artık son zamanlarda rotayı biraz daha doğuya kaydırdılar. Yeni mekanımız Vietnam artık arkadaşlar. Sık bitki örtüsü, uçsuz bucaksız ormanları ve tuzaklarıyla, Vietnam bize çok iyi gelecek. Vietcong: Fist Alpha’dan sonra, sıkı bir multiplayer deneyimi için, Battlefield: Vietnam emrinize amade.

Aslına bakarsanız, ilk oyunun popülerliğinden sonra bu oyuna pek şans vermemiştim ben. En azından bomba etkisi yaratamaz diye düşünüyordum. Desert Combat gibi modların da çıkmasıyla, BF1942, şaheser statüsüne erişmişti neredeyse. BFV ise, sadece ortam değişikliği sağlayacak bir oyun gibi geliyordu bana. Öyle de olmuş. Aslında oyun aynı oyun. Birkaç yenilik ve mekan değişikliğinden başka birşey yok.

Daha oyunun ilk başlarında, müziklerinin ne kadar kaliteli olduğunu anlıyorsunuz. Olayın anlam ve önemine de uygun seçilmiş müzikler. İlk başta bundan bahsediyorum, değişiklik olsun diye. Parçalar arasında Edwin Star’ın War adlı parçası da var ki, dinlemenizi tavsiye ederim. Diğer parçalar da, meşhur parçalar.BFV’de, dev haritalarda araç kullanımı biraz daha geliştirilmiş. Bazı modlarda helikopter kullanımına verilmiş olsa bile, bu oyunda daha adam akıllı bir şekilde oyuna entegre edilmiş helikopter. Ayrıca jeep, tank, bot gibi araçları da kullanabiliyorsunuz. Benim en çok hoşuma giden ve oyunda bir ilk olan özellik ise, helikopterdeki askerlerin sağdaki ve soldaki silahları kullanabilmesi. Mesela, siz helikopteri kullanırken, iki arkadaşınız da sol ve sağdaki silahları almışlar ve çevreye hep birlikte dehşet saçıyorsunuz. Doğru kullanıldığı zaman, savaşın kaderini değiştirecek bir durum bu. Helikopterin kontrolü biraz zor ama alıştıktan sonra, helikopter spawn noktalarında kuyruklar oluşacak. Bundan eminim.

Oyundaki kontroller ilk oyun ile aynı. Zaten motor aynı motor. Bir değişiklik yapılmamış. Kontroller oldukça kolay olduğundan, alışmak için zaman harcamaya gerek yok. Kısa zamanda oyuna alışabiliyorsunuz. Araçların kontrolleri, özellikle havada olanlarınkiler, zor. Alışmak gerekiyor. Alışana kadar da, birkaç defa çakılmak zorunda kalıyorsunuz. Ama bir kere alıştığınız zaman, ilk başta helikopter olmak üzere, araçlardan inmeyeceksiniz. Haritaların dev gibi olduğunu da düşünürsek, zaten yaya dolaşmak pek de mantıklı değil.

Oyunda yine iki taraf var. Amerikalılar ve onlara yardım eden Vietnam müttefikleri bir taraf, Kuzey Vietnam ve Vietcong müttefikleri ise diğer taraf. Her zaman olduğu gibi, çok çetin savaşçar yapılıyor bu iki taraf arasında. Her iki tarafın da silahları o zamanlarda kullanılmış orjinal silahlardan oluşuyor. Ayrıca oyunda bulunan 16 bölüm de, yine o zaman yaşanmış popüler savaşlardan esinlenerek hazırlanmış. Oyunda 16 bölümden bahsettim ama 12 harita olduğunu gördüğünüzde şaşırabilirsiniz. Bu oyundaki 2 haritanın 2 kere kullanılmasından kaynaklanıyor.

Bu oyunda, beğendiğim özelliklerden biri de, her haritanın tarzının bir diğerinden farklı olması. Mesela bir haritada, hava gücü fazla olan kesinlikle kazanırken, bir diğer haritada ise kara kuvvetleri güçlü olan kazanıyor. Başka bir haritada uzaktan adam öldürmek rahatlık sağlarken, başka bir haritada ise yakın dövüşten hoşlanmanız gerekebiliyor. Haritaların böyle farklı karakteristik özelliklerinin olması, sıkılmayı önlediği gibi, online müsabakalarda da, zorlayıcı bir atmosfer oluşturuyor.

yunun tarzından bahsetmeye gerek duymuyorum. Çünkü birşey değişmemiş oyunda. Kontrol noktalarını ele geçiren, söz sahibi oluyor. Spawn noktaları da bu kontrol noktaları oluyor.

Oyun normalde multiplayer oynanmak için tasarlanmış ama yine de size tek başınıza oynamanız için da şans tanıyor. Konu falan yok tabi. Bot’lara karşı savaşmak durumundasınız. Bu pek hoş birşey değil çünkü botlar salak. Bu single modu sadece online moda alışmak için kullanın derim. Çünkü 2-3 haritadan sonra, en zor modda bile sıkılıyorsunuz.

İlk oyunda olup da bu oyunda da devam eden hatalar söz konusu. Bazıları tam olarak hata değil ama olmamalıydı. Mesela bağlantınız ne olursa olsun, kalabalık ortamlarda yavaşlama oluyor. Hatta hep birlikte oyundan düşme gibi bir sorun bile yaşayabiliyorsunuz. Aynı anda 64 kişinden bahsediyorum. Bir de, mesela bir merdivenden hızlıca indiğiniz zaman, yüksekten düşmüşsünüz gibi sağlığınız azalabiliyor. Bu birkaç oyunda daha gördüğüm bir sorun. Halledilmesi gerekirdi. Oyunda bunun gibi irili ufaklı hatalar var. Bazı engellerin üzerinden bir hamlede atlayamamak, araçlara binerken veya inerken sağa sola savrulmak.. bu hatalar belki ileride çıkacak yamalarla halledilebilir.

Grafiklere bakacak olursak, bence en köklü değişikliklerden biri de grafiklerde olmuş. Vietnam bitki örtüsünü adam gibi göstermek için, oyunun motorunda da sağlam değişiklikler yapılmış. Bitki örtüsü, ağaçlar, yer şekilleri ve benzeri cisimler süper görünmekte. Görülebilir mesafe konusunda da oyun oldukça cömert. Karakterler çok iyi görünüyorlar. Silahlar da öyle. Araçların modellemesi de gayet gerçekçi. Grafiklere dikkat edildiği gibi fizik kurallarına da dikkat edilmiş. Ağır araçların gerçekten de ağır olduğunu anlayabiliyorsunuz.

Seslerden daha önce de bahsetmiştim. Gerçekten benden tam puan aldılar. Müzikler başta olmak üzere, ses efektler, silah sesleri harika yapılmış. Göze hitap ettiği gibi, kulağa da hitab ediyor oyun.

Sistemleri az buçuk zorlasa da, yine de bazı detaylardan fedakarlık ederek, oyunu hızlandırabiliyorsunuz. Oyunun asıl zorladığı şey, internet bağlantınız. Daha önce de bahsettiğim gibi, bağlantınız süper de olsa, bazı yerlerde yavaşlama yaşayabiliyorsunuz.BF1942’den sonra, değişik ortamda geçen, aynı kalitede olan bir oyun iyi gitti doğrusu. Çeşitli yerlerden öğrendiğime göre, şu anda herkes aralıksız bu oyunu oynamaktaymış. Değişiklik millete yaradı demek ki. Özellikle de araçlardaki iyileşme, kontrollerin kolaylığı, Battlefield: Vietnam’ı süper bir oyun yapıyor.

Platform: PC Yapımcı: Digital Illusion Yayıncı: Electronic Arts
Tür: Macera Çıkış Tarihi: 2004 Haziran