Yazar: hell | Kategori: Genel
Yorum: 0

Bir iPhone furyasıdır gidiyor. Applenin kar marjını büyük ölçüde arttıran apple iPhone cihazı, Piyasada bulunan 3G sürümünden sonra 3GS i çıkarmaya hazırlanmıştı.

3GS 719 eurodan başlayan fiyatlar ile, sözleşmesiz olarak satılacak. Sözleşmeli seçilen paketler ise farklı seçenekleri barındıracak olan Turkcell, bir önceki nesil olan iPhone 3G 599 Euro olarak belirledi.

3GS ve 3G farklılıkları adlı yazı dizimiz. Yakında sizlerle olacak.

Okumaya devam et »

Yazar: hell | Kategori: Genel
Yorum: 17

Eğer siz de iPhone ve iPod touch kullanıcısıysanız, altta bulunan ipuçları oldukça işinize yarıyacaktır.
Sizde kendinize ait tüyoları aşağıya inerek konuya mesaj yazarak belirtebilirsiniz.

  1.  Nerede olursanız olun, 2 kez home tuşuna basarsanız karşınıza müzik değiştirme ve ses ayarlama kısmı gelecektir. Böylece bir uygulamadan çıkmadan şarkınızı değiştirebilir, işinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
  2. Kullanmadığınız zamanlarda kesinlikle WiFi yi kapalı tutunuz. İnanılmaz bir şarj tasarrufu sağlıyacaktır. Wireless ağlara bağlanmak için kullanılan wi-fi özelliği çalışmasına bağlı olarak kullandığı elektronik transdüserler ekstra gerilime ihtiyaç duymaktadır. Buda hızlıca bataryanızı boşaltmaktadır.
  3. iPod touch ve iPhone ‘nunuzu her defasında kapatmak yerine, üstteki tuşa 1 kez basarak bekleme konumuna geçirebilirsiniz. Bekleme konumunda iken çok az şarj harcar. Yani; yarımsaat kullanmayıp, sonra tekrar kullanacaksanız kapatmak yerine bu yöntemi seçin. Cihaz açılırken bekleme konumunda yarım saatte harcadığı enerjiden daha fazlasını tüketiyor. Bu nedenle saadece yatarken kapatın :)
  4. Safari ‘de websayfası gezerken 2 kez tıklamanız o kısma en uygun zoom değerini yapmanızı sağlıyacaktır. Aynı şekilde uzaklaşmanızı da…
  5. iPod’u istediğiniz pc de şarj edebilirsiniz. Şarj için itunes e ihtiyaç yoktur. USB bağlantısı ve kablonuz yeterli.
  6. Herhangi bir yerde Home Tuşuna basılı tutarak, üstteki power tuşuna basarsanız ekran görüntüsü alacaktır (printscreen gibi) Bu ekran görüntüsü “/User/Media/DCIM/999APPLE” içine kaydoluyor. (2.2.x versiyonlarında geçerlidir!)
  7. Safaride daha rahat klavye kullanmak için cihazı yan çevirmek iyi bir altarnatif olacaktır..
  8. Safaride bir sayfayı gezerken parmağınızı link üzerinde basılı tutarsanız, sayfa yolunu görebilirsiniz.
  9. Ana menüdeyken herhangi bir icon a parmağınızı basılı tutun. Bir süre sonra titremeye başlıyacaktır. Titreme durumundayken yerlerini kolayca değiştirebilirsiniz…
  10. Safaride bir siteyi gezerken bir resmi kaydetmek isterseniz, resme basılı tutun. Kaydet ekranı gelecektır..

Aklıma gelen ipuçları bunlar…

Yazar: hell | Kategori: Genel
Yorum: 0

Flash On The Beach 08 bu sene Brighton’da yapıldı. Konuşmacılarıyla da ün yapan FOTB özellikle Adobe ekibinin iPhone hakkında verdikleri haber ile dikkatleri üstüne çekiyor.

CS4′ün bir hafta önce çıkması nedeniyle Adobe takımının göstereceği pek yenilik yoktu. Ama iPhone için gelecek olan Flash Player desteği çoğu kişi için tek başına yeterliydi.

Karar Apple’daymış. Eğer Apple kabul ederse Adobe player desteğini hemen sağlayacakmış.

Yazar: hell | Kategori: Messenger
Yorum: 1
Agile Messenger programı Agile Mobile şirketi tarafından mobil platformlar için üretilmiş oldukça kolay kullanımlı bir anında mesajlaşma programı.
Geçtiğimiz günlerde Agile Mobile şirketi uygulamanın bir iPhone sürümünü de yapıp dağıtmaya başladı. Uygulama deneme sürümü olduğu için şu an için ücretsiz.

Agile Messenger bir çok hoş özelliğe sahip oldukça gelişmiş bir mesajlaşma programı, dikkatimi çekenleri şöyle sıralayabilirim:

  • Uygulamaya Msn, ICQ, AIM, Yahoo , Google Talk ve Jabber hesaplarınızı tanıtabiliyorsunuz.
  • Arka planda çalışabiliyor, size mesaj geldiğinde titreşimle uyarıyor.
  • Uygulama açıkken mesaj geldiğinde ses ile uyarıyor.
  • Sekmeli (Tab) yapısıyla aynı anda birden fazla kişiyle rahatça mesajlaşılabiliyor.
  • Kullanıcı grupları oluşturup, düzenleyebiliyorsunuz.
  • Yeni kişiler ekleyebiliyorsunuz.
  • Durum bilginizi ve durum notunuzu değiştirebiliyorsunuz.
  • Uygulama, karşı tarafa herhangi bir reklam mesajı göndermiyor.
  • Fotoğraf çekip kolayca gönderebiliyorsunuz.
  • Trafik sayacı ile ne kadar veri akışı sağlanmış görebiliyorsunuz.
  • Daha önceki sohbetlerinizi saklayabiliyor, isterseniz sonradan görebiliyor veya temizleyebiliyorsunuz.
  • Yazışma metinlerini kopyalayıp yapıştırabiliyorsunuz.

Programı nasıl kurup kullancaksınız?

Installer’da AgileMessenger diye arama yaptırıp bulabilirsiniz ya da Network kategorisinde bulabilirsiniz. Uygulamayı Installer’da bulamıyorsanız ModMyiFone source’nı refresh etmelisiniz. ModMyiFone source’unu bulamıyorsanız http://modmyifone.com/installer.xml adresini source olarak eklemelisiniz.
Kurulum tamamlandıktan sonra uygulamayı çalıştırıp hangi mesajlaşma servislerini kullanacaksanız onları ON konumuna getirip Connect düğmesini basın.
Seçtiğiniz her servis için kullanıcı ve şifre soracağı bir ekran gelecek, bu bilgileri doldurup yeniden Connect düğmesine basın.

Bağlantılar sağlandıktan sonra
Kişi listesi,
Menu düğmesi ,
ve her servis için bir sağ üst tarafta birer ikon gelecektir. Bu ikonlara tıklayarak ilgili servisten durum bilginizi değiştirebilir, hesabınızdan çıkış yapabilirsiniz.

Menü düğmesine basarak

  • Her servis için ayrı ayrı durum bilginizi değiştirebilir (Online Status)
  • Yeni kişi ekleyebilir (Add Contact)
  • Yeni grup ekleyebilir (Add Group)
  • Her servis için giriş yaptığınız hesabınızı değiştirebilir (Edit Log-in Options)
  • Trafik sayacında ne kadar veri trafiği oluşturmuşsunuz ineceleyebilir (Traffic Counter)
  • Ayarlar ekranına gidebilirsiniz. (Preferences)

Ayarlar (Preferences) ekranında “History & Groups” bölümünde

  • Disable History seçeneği ile geçmiş mesajlarınızın saklanmasını engelleyebilir
  • Disable Groups seçeneği ile kişi listesinin gruplanmadan gösterilmesini sağlayabilir
  • Hide Empty Groups seçeneği ile kişi bulunmaya grupların görünmesini engelleyebilir
  • Clear History seçeneği ile bugüne kadar saklanmış mesajlarınızın silinmesini sağlayabilirsiniz.

Ayrıca “Ayarlar” (Preferences) ekranındaki “General” bölümünde

  • Separate Contactlists seçeneği ile kişi listelerini ayırabilir
  • Show Offline Contacts seçeneği ile o an bağlı olmayan kişilerin gözükmesini sağlayabilirsiniz.
Programdan Home tuşuna basarak çıkarsanız uygulama arka planda çalışmaya devam edecektir. Menu’den Exit seçeneği ile çıkarsanız uygulama arka planda çalışmayacak tamamen kapanacaktır.
Daha önce tanıttığımız Fring ile kıyaslandığında ilk olarak Agile Messenger’ın performans açısından daha avantajlı olduğunu söyleyebilirim. Çünkü Fring araya kendi sunucularını koyarak bu sunucular üzerinden mesajlaşma servislerine ulaşmakta. Fring sunucularında problem olduğunda tüm mesajlaşma servisleri ile ilişki kesilmektedir. Oysa Agile Messenger mesajlaşma servisleri ile direk iletişim kurmaktadır.

Fring ile sesli görüşme yapma şansımız, SIP ve SKYPE gibi servislerden de faydalanma şansımız bulunmakta, bu konuda Agile Messenger’ın bir çözümü bulunmuyor, bu da Agile Messenger’ın bir dezavantajı olabilir.

Yazar: hell | Kategori: Genel
Yorum: 0
iPhone’daki konfigürasyonu en kolay servislerden biri de kuşkusuz Wi-Fi’dır. Çoğumuzun evinde de Kablosuz (Wi-Fi) ADSL modem olduğu için, iPhone’un Wi-Fi servisini de bol bol kullanıyoruz. iPhone’un Wi-Fi servisini evimizde her ne kadar çok rahat kullansak da, işyerinde kullanmak istediğimizde karşımıza çeşitli zorluklar çıkabiliyor.
Bu yazıda da amacımız, işyerlerindeki gibi güvenliği daha yüksek veya “Proxy” gibi özel ayar gerektiren ağlara bağlarken yapılması gereken ayarlardan bahsetmek. Bu yazı bilgisayar terimlerine çok aşina olmayanlar için çok teknik kaçabilir ama cihazımızı işyerimizdeki kablosuz bir ağa bağlamak istediğimizde, bize veya sistem yöneticimize çok yardımcı olacaktır.

Bir çok işyerinde bilgisayarların internete direk çıkmasına izin verilmez, bunun yerine “Proxy” diye adlandırılan vekil sunucular üzerinden internete çıkış yapılır. Böyle bir durumla karşılaştığımızda ilk yapmamız gereken iş yerimizdeki sistem yöneticisi ile görüşüp gerekli ayarları öğrenmektir. Bu ayarları öğrendikten sonra da ilk yapılması gereken “Ayarlar (Settings) -> Kablosuz Ağlar (Wi-Fi) ” menüsünden ilgili ağın sağındaki “>” simgesine tıklamaktır.

Aşağıdaki 2 ekran görüntüsü aslında tek bir ekrana ait fakat tüm ayarlar tek bir ekrana sığmadığı için 2 ekrana böldük. Eğer bağlı bulunduğumuz kablosuz ağ, IP, DNS, vs. gibi ayarları DHCP‘den otomatik alıyorsa o zaman soldaki ekran görüntüsündeki alanlar dolu olarak gelecektir ve bu ekranda ekstra bir işlem yapmamıza gerek yoktur.

Sağdaki ekranda yer alan Proxy bilgilerini ise elle (manual) ayrıca girmemiz gerekir. Eğer “Proxy” sunucusu şifre gerektirmiyorsa “Kimlik Denetimini” kapalı duruma getirip sadece Sunucu (Server) ve Kapı (Port) değerlerini girmemiz yeterli olacaktır.

Eğer IP ayarları DHCP sunucusunda otomatik olarak alınamıyorsa o zaman benzer konfigürasyonlar manuel olarak “Statik” sekmesindeki ekranda yapılmalıdır. Zaten bu ayarları, yanımızda işyerimizin sistem yöneticisi varken yaparsak hiç zorluk çekmeyiz.

Bu ekranın en üstünde yer alan “Bu ağı sil” (Forget this Network) seçeneğini kullanarak da, cihazımızın her seferinde otomatik olarak bağlandığımız bu ağı unutmasını sağlayabiliriz. Maalesef bu seçenekte ingilizceden tercüme edilirken ufak bir hata yapılmış, bence “Bu ağı unut” ifadesi daha doğru olurmuş. Bu seçenek ile cihazınız bu ağa otomatik bağlanmayacak ve tekrar bağlanmak için onayımızı isteyecektir.

Bir de Proxy ayarlarının hemen üstünde yer alan “Yenile” (Renew Lease) seçeneğini kullanarak da DHCP sunucusunun bize otomatik olarak verdiği ayarları yenileyerek tekrar vermesini sağlayabiliriz. Bu seçenek IP çakışması gibi durumlarda işe yarayabilir.

Son olarak bu ekrandan DNS ayarlarını değiştirmek isteyebiliriz. Mahkeme kararı ile yasaklanan sitelere bazen sadece DNS yasağı uygulanıyor. Bu durumda OpenDNS gibi sitelerin sağladığı DNS ayarlarını kullanırsak, başkaların tarayıcılarında açılmayan siteler bizde açılacaktır.

DNS nedir nasıl çalışır?
Tarayıcıların adres bölümüne bir web adresi yazdığınızda önce bir DNS sunucusuna erişirsiniz, DNS sunucusu yazdığınız web adresinin hangi fiziksel makine olduğunu tespit eder ve tarayıcınızı oraya yönlendirir. Yani DNS, web sitesi isimlerinin gerçekte hangi makinalar olduğunu (IP adreslerini) bilen sunuculardır. Eğer kendiniz herhangi bir DNS sunucu ayarı yapmadıysanız Telekom’un ön tanımlı DNS sunucularına erişirsiniz.

Yazıda da bahsettiğimiz gibi yukarıda paylaştığımız bilgiler çok teknik kaçabilir fakat emin olun bir gün mutlaka lazım olacaktır. Aklınızın bir köşesinde bulunsun.

15 Temmuz 2008
Yazar: hell | Kategori: Genel
Yorum: 1

Apple kullanıcıların da baskısıyla yıllardır iPod’a cep telefonu yeteneği kazandırmak için uğraşıyordu. Bu hayaline bu sene kavuştu. Üstelik işin boyutu iPod’a iletişim yeteneği kazandırmanın hayli ötesine gitti.

Medyadaki haberlere, gündemdeki yerine bakınca bu cihazın her yerde satıldığını düşünmek mümkün ama aslında henüz sadece ABD’de satılıyor ve ülkenin özel bir operatörünün aboneleri tarafından kullanılabiliyor.

http://blog.livaxmedia.com/wp-content/uploads/2007/07/iphone-0.jpg

Apple’ın en başarılı olduğu alanlardan biri ürün tanıtımı ve pazarlaması olduğu biliniyor. Bu başarının meyvelerinin kokusunu alan aksesuvar üreticileri şimdiden onlarca uyumlu ürün piyasaya sürdü bile. Hatta sigorta şirketleri özel iPhone poliçeleri hazırlığına girişti.

Popüler cihazların içindeki parçaları tek tek inceleyip üretim maliyetlerini çıkaran iSuppli’ın verilerine 500 ve 600 dolarlık iki fiyat etiketine sahip telefonun gerçek maliyeti 265 dolar 83 sent. En büyük payıysa 76,25 dolarla Samsung tarafından üretilen işlemci ve bellek oluşturuyor.

Ancak iPhone için mağazaların kapısında sabahlayan ilk kuşak meraklıların kullanım tecrübeleri pek de hoş ipuçları vermiyor. İşte reklam ve tanıtım kampanyalarında bulamayacağınız ayrıntıları ve ‘olmayanlar listesi’ ile Apple iPhone.

Bu da ‘olmayanlar’ listesi

3G desteği yok. Şebeke içi internet için GPRS/EDGE kullanılmak zorunda.

3. parti yazılım desteği yok, kapalı sisteme sahip.

Oyun yok.

Java ve Flash desteği yok.

YouTube desteği sadece 10.000 video ile sınırlı.

Çıkarılabilir pili yok. 300-400 şarjdan sonra (1 yıl), fahiş paralar ödenerek değiştirilmek zorunda.

MMS desteği yok.

Tuşsuz yapısı ve dokunmatik ekranı nedeniyle tek elle kullanılamıyor.

Fiziksel klavyesi yok.

İki megapiksellik kamerası var, fakat video kaydı yapamıyor. Zoom

yok, flaş yok.

GPS yok.

Anlık mesajlaşma (AIM, Yahoo, Msn) desteği yok.

Bluetooth üzerinden diğer aletlere içerik gönderilemiyor, Bluetooth sadece ve sadece kulaklık için kullanılabiliyor.

Hafıza kartı yuvası yok.

FM radyosu yok.

iTunes şarkılarını melodi olarak kullanmaya izin vermiyor.

Bilgisayar sahibi olmadan, iPhone kullanmak mümkün değil. iTunes ile etkinleştirmek zorunlu.

Excel, Word ve PDF desteği görüntülemeden ibaret. Belge düzenlemeyi ve oluşturmayı desteklemiyor.

Safari tarayıcısı var. Fakat Flash olmadığından, pek çok sitede görüntüleme sorunu yaşanıyor.

Sesli arama, sesli komut ve kayıt yok.

A2DP, yani stereo Bluetooth kulaklık desteği yok.

Kablosuz eşitleme (senkronizasyon) ya da internetten doğrudan içerik satın alma desteği yok.

Tarayıcısı var ama internetteki resim, müzik vb. dosyaları hafızaya kaydedemiyorsunuz.

AT&T dışı SIM kartların çalışmaması bir yana, her AT&T SIM kartı çıkarıp takışta bile aleti yeniden etkinleştirmek gerekiyor. Yani iPhone, cep telefonu tarihinin en karmaşık SIM kilitli telefonu.

(Radikal)

Yazar: hell | Kategori: Genel
Yorum: 0
Geniş ekranı sayesinde iPhone’da oyun oynamak gerçekten çok zevkli oluyor. psx4iphone gibi PSP simülatörleri sayesinde de PlayStation oyunlarını bile iPhone’da oynayabiliyoruz. Fakat iPhone’un dokunmatik ekranı, el becerisi gerektiren oyunlarda çok yetersiz kalıyor ve konsol oyunlarındaki kumandanın zevkini alamıyoruz.

http://www.icontrolpad.com ekibi de iPhone’daki oyun zevkini tam yaşayabilmemiz için bir oyun kumandası geliştirmekte ve yakında piyasaya sürecek. Geçenlerde de iPhone’a entegre olacak kumandanın son halinin sanal resimlerini yayınladılar.
Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi iPhone, kumanda paneline gayet şık oturmuş ve çok estetik duruyor. Sitesinde yazdığına göre iControlPad, Temmuz ayında piyasaya sürülecekmiş.

Ürünün şimdilik bilinen özellikleri de şunlar:

* iPhone’umuz panel içindeyken de rahatlıkla kulaklığımızı kullanabileceğiz.
* Sadece iPhone’a değil, iPod Touch gibi diğer benzer cihazları da detekleyeceklermiş.
* iControlPad’in çalışabilmesi için iPhone’umuzun kırılmış (Jailbreaked) olması gerekiyormuş.
* iControlPad’in kodları ve SDK’sı herkese açık bu yüzden bir çok uygulama tarafından destekleniyor olacakmış.
* Satış fiyatı da muhtemelen 30$’ın altında ama kaliteli malzemeden olacakmış. Türkiye’ye gelişi daha yüksek olacaktır.
* Bu cihazı geliştiren arkadaşlar daha evvel de benzer işlerle uğraşıyorlarmış, bu yüzden ürünün rahat ve küçük olacağını iddia ediyorlar. Zaten cihazın çalışan ilk prototipinin resmini de geçtiğimiz aylarda yayınlamışlardı:

Ben şahsen fiyatı düşük olması durumunda bu ürünün çok tutacağını düşünüyorum. Eğer kumandası sitesinde iddia ettiği gibi rahat ve kullanışlı olursa eminim iPhone için geliştirilecek oyun sayısında patlama olacaktır. Bekleyip göreceğiz :)

14 Temmuz 2008
Yazar: hell | Kategori: Genel
Yorum: 1

iPhone’un eksikleri birer birer üçüncü şahıslar tarafından kapatılmaya devam ediliyor. Sitemizin sağ tarfında yer alan son anketimizde kullanıcıların da paylaştığı gibi Java, iPhone’daki en büyük eksikliklerin başında geliyor.

Java’nın gelişticisi Sun‘ın Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Eric Klein’ın açıkladığına göre Sun, Apple’ın yayınlayacağı duyurduğu SDK’yı kullanarak Java’nın iPhone versiyonunu geliştirecekmiş. Klein’ın verdiği tarih ise en erken Haziran 2008.


Eğer iPhone’da Java olursa, iPhone için geliştirilecek uygulama sayısında büyük bir patlama olur. Mevcut iPhone uygulamaları, “Objective C” ismindeki dünyada az sayıdaki geliştiricinin hakim olduğu bir programlama dili ile geliştirmekte. Java ise dünyada çok sayıda geliştiricinin hakim olduğu bir programlama dili.

Açıkça ben Apple’ın, Sun’ın bu duyurusuna ne diyeceğini merak ediyorum. Çünkü Steve Jobs’ın bir amacı da Objective C’yi dolayısıyla Mac OS X işletim sistemini yaygınlaştırmak. Java ise platform bağımsız (her işletim sisteminde çalışabilen) bir programlama dili olduğu için Steve Jobs’ın hayellerine darbe vurabilir.

Umarım Apple da, bizim iPhone’da Java hayellerimize darbe vurmaz.

Bu arada MacOSXPC.com iPhone SDK’sı ile ilgili çok güzel bir yazı dizisi (11 yazıdan oluşuyor) hazırlamış. İçerik oldukça sade ve doyurucu. iPhone’un SDK’sı hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç duyanlara kesinlikle tavsiye ederim. Aşağıdaki linkten dizinin ilk yazısına ulaşabilirsiniz:

http://www.macosxpc.com/2008/03/08/iphone-sdk-1-giris/

MacOSXPC.com’u hazırlayan arkadaşların eline sağlık.

Yukarı
Sayfa 1 ile 212
Yazilar iin RSS aboneligi