Yazar: | Kategori: Genel
Yorum: 1

Kablosuz ağ sağlığa zararlı mı?
Kablosuz ağ teknolojisi insan sağlığı için bir tehdit içerir mi?
Cep telefonlarıyla başladı, Wi-Fi olarak da bilinen kablosuz şebekelerle devam ediyor… Pek çok kişi çoğunlukla bilimsel veriye dayanmadan bu sistemlerin sağlığa zarar verdiğini iddia ediyor. Hatta İngiltere gibi bazı ülkelerde sıhhi kaygılardan ötürü kablosuz şebekelerin ilk ve ortaöğretim kurumlarında kısıtlanması talep ediliyor. Peki hemen tüm dünyada süregiden bu tartışmalarda yanlış ve doğrular neler? Kablosuz internet ağları gerçekten tamamen zararsız mı? Buyrun soru ve yanıtlara:

Wi-fi (kablosuz bağlantı) nedir?
Wi-fi, İngilizce’de Wireless Fidelity, kelimelerinin kısaltılmışıdır ve kablo olmadan radyo dalgalarıyla veri transferi sağlayan bir dizi iletişim standardına verilen addır. Bu standartlara uyumlu cihazlar (bilgisatar, cep telefonu, PDA) genişbant hızında internete kablosuz olarak bağlanabilir.

Nasıl çalışır?
Kablosuz veri alış verişi için belirli bir frekansta radyo dalgaları kullanır ki bu genişbant internet bağlantısı için 2.4 GHz’dir. Bu frekans mikrodalga fırınların, telsiz ev telefonlarının ve Bluetooth cihazlarının çalıştığı frekanstır. Kablosuz bağlantıda veriyi taşıyan radyo dalgaları non-ionising (iyonize etmeyen) şeklinde nitelendirilen bir tür yayılımdır (radyasyon). Bu yayılım türü aynı zamanda mikrodalga, kızılötesi ışık, mobil telefon ve görünür ışıktaki yayılım türüdür. X-ışınları gibi iyonize edici (ionising) yayılım (radyasyon) ise biyolojik dokulara zarar verebilir, hücrelerde DNA tahribatına yol açabilir. Kablosuz ağlarda kullanılan iyonize edici olmayan (non-ionising) radyasyon, atomları iyonize etmeye yetecek kadar enerji taşımazlar ve yüksek dozlarda maruz kalındığında dahi sadece atomları hızlandırıp ısınmaya yol açarlar. Mikrodalga fırınlar gıdaları işte bu şekilde ısıtır; yani yüksek oranda iyonize etmeyen radyasyon yollayarak gıda atomlarını hızlandırır ve ısınmalarını sağlar. Tipik bir mikrodalga fırının içindeki gıdaya yolladığı radyasyon, bir wi-fi ağındaki radyasyon yoğunluğunun yaklaşık 100,000 katıdır.

Wi-fi güvenliği konusunda ne gibi kaygılar var?
Bazı bilimadamları, düşük miktarda iyonize etmeyici radyasyonun bile kromozomlarda tahribata yol açabileceğini savunuyor. Ancak şu ana dek bunu doğrulayan herhangi bir bilimsel kanıt bulunamamış durumda.

Düşük düzeylerdeki radyasyonun atomları hareketlendirmenin ötesinde etkilerde bulunduğu, ısısal olmayan etkileşime neden olduğu konusunda spekülasyonlar var. Ancak bunun olası olduğunu ispatlayan bir bilimsel kanıt da bugüne dek elde edilebilmiş değil.

Kafatasları daha ince olduğu gerekçesiyle küçük çocukların cep telefonu kullanmamaları gerektiği iddiaları, ve dünyada bazı resmi kurumların bunu desteklemesi, wi-fi ağlar için de sağlık sorularının doğmasına yol açtı. İngiliz Sağlık Koruma Dairesi, wi-fi ağının bulunduğu bir alanda (ev, ofis, kafe, otel, havalimanı vs.) tam bir yıl boyunca oturan birinin maruz kalacağı toplam radyasyon, cep telefonuyla yapılan 20 dakikalık bir görüşme esnasında maruz kalınana eşit.

O zaman kablosuz (wi-fi) ağın yüzde 100 zararsız olduğunu söyleyebilir miyiz?
Bilimadamları, kablosuz bağlantının zararlı olduğuna ilişkin hiç bir kanıt olmaması durumu ile, bir şeyin yüzde 100 zararsız olduğunu söyleyebilme arasında fark olduğunu hatırlatıyor. Kablosuz bağlantının sağlığa zararlı olmadığını kanıtlamak için daha uzun ve detaylı incelemeye tabi tutulmasını isteyenler elbette bulunuyor. Ancak aynı bilimadamları ‘negatif’ olanı kanıtlamanın imkansızlığını da vurguluyor. Yani kablosuz ağın insan üzerinde sıfır etkiye sahip olduğunu kanıtlanmanın yolu yok. Ama başta dediğimiz gibi zararı olduğu da henüz kanıtlanabilmiş değil.

Tedbiri abartıp kablosuz ağ kullanmayı bırakmalı mıyız?
Dünya Sağlık Örgütü, düşük radyasyonlu (örn. genişbant internet) kablosuz ağlara uzun süre maruz kalmanın riskli olmadığını resmen açıklamış durumda. Ancak yine de küçük çocukların dizüstü bilgisayarlarını ‘diz üstünde’ değil masaya koyarak kullanmaları tavsiye ediliyor.

Yazar: | Kategori: Yazilim
Yorum: 2

BlueSoleil programı ile bilgisayarınızla bluetooth ve wireless (kablosuz ağ) desteği olan cihazlar arasındaki bilgi alısverişinizi sağlayan kendi dalında tek program.. Yeni sürümünde iki çeşit kullanım arayüzüne sahip explorer ve eski arayüzde aşağıdaki resimlerden görebilirsiniz.
Yeni Sürümdeki Yenilikleri:

Bluetooth 2.0+EDR ve 2.1+EDR Desteği Eklendi

Sağ tuş “Gönder” Seçeneğine explorer’a entegreli bluetooth’dan dosya gönderebilme özelliği eklendi
Microsoft Outlook “Send by Bluetooth” ve “set as default” fonksiyonları eklendi .
“Create desktop shortcut ” fonksiyonu. Devamlı kullandıgınız aygıtları masaüstüne kısayol olusturabilir ve tek tıkla açık olan servislerden gerekli işlemleri uygulayabilirsiniz..
64 Bit işletim sistemlerde calısabilme eklendi.
CSR, ISSC arayüzlü chipsetlerde uyum içinde çalışmakta.

indirmekiinvr1 IVT BlueSoleil v6.0 Build 227 İndirmek İçin:

http://rapidshare.com/files/130981509/Blu_e_Sol_ferrocan.rar

ibdgti IVT BlueSoleil v6.0 Build 227

06 Temmuz 2008
Yazar: | Kategori: Genel
Yorum: 0

Saldırgan kablosuz ortamda taşınan verileri yakalayıp bilgisayarına alabilir ama parolayı bilmediği için verileri görüntüleyemez ve erişemez.

Günümüzde parolalar için üç
farklı seçenek bulunuyor: WEP, WPA ve WPA2. Bunların arasında WEP en güvensiz olanı iken, WPA2 ise en güvenli parola çeşidi. Eğer kablosuz ağdaki bütün istemciler WPA2′yi destekliyorsa, kesinlikle bu parola yöntemini kullanmalısınız. Tabii kablosuz ağınızda eski model dizüstü bilgisayarlar veya WLAN bağdaştırıcıları varsa o zaman WEP kullanmaktan veya yeni WPA2 destekli bağdaştırıcılar satın almaktan başka çareniz kalmayacaktır. Çünkü her kablosuz ağ sadece tek bir parola yöntemi ile koruma altına alınabilir, aynı anda hem WEP hem de WPA2 yöntemlerini kullanmak maalesef mümkün değil.

Bazı erişim noktalarında WEP parolasını 64 ile 128 Bit arasında değiştirmek mümkün olabiliyor. Eğer böyle bir opsiyon bulunmuyorsa, normalde parola WEP 128 Bit’tir. Seçenek olduğu durumlarda WEP 128′i seçmenizi öneriyoruz, çünkü WEP 64′e göre ele geçirilmesi daha zordur.

Parolayı etkileştirmek için, verilerin şifreleneceği ve alıcı bilgisayarda deşifreleneceği parolayı girin. Parolanızı seçerken yine çok kolay tahmin edilememesine ve sözlük ataklarına karşı dirençli olmasına özen gösterin. Mümkünse parolanızda büyük – küçük harfler, rakamlar ve özel işaretler kullanın. WEP parolaları tam olarak 13 karakterden oluşurken, WPA ve WPA2 parolaları 8 ile 63 karakter arasında bir uzunluğa sahip olabilir. WEP parolaları ASCII veya Hex formatında girilebilir (Hex formatında uzunluk WEP 128 için 26 karakterdir).
Kablosuz ağı parola koruması altına aldıktan sonra, ağa erişimi olan istemcilere de parolayı girmek gerekiyor. Bu noktada size tavsiyemiz, parolayı e-posta yoluya istemcilere göndermemeniz ve olabildiğince gizli tutmanız.

Yazar: | Kategori: Genel
Yorum: 2

eye fi Eye fi ile fotoğraflarınızı kablosuz gönderin!

Eye-fi secure digital hafıza kartı herhangi bir dijital fotoğraf makinasina Wi-Fi özelliği kazandırmaktadır. Ayrıca bilgisayarınıza ve değişik web bazlı, Flick, Facebook ve Picasa gibi fotoğraf sitelerine otomatik kablosuz upload olanağı sunmaktadır. Sadece kartı makinanıza takıyorsunuz ve bilgisayarınızdan kablosuz erişim için ayarları yapıyorsunuz, sonra normal resim çekiyorsunuz. Kablosuz router veya alıcınızın kapsamında olduğunuz sürece Eye-Fi otomatik olarak resimleri upload eder, eğer kapsam dışında iseniz, Eye-Fi daha sonra ne zaman kablosuz ağ kapsam içine girdiğinizde upload edecektir. Bu kart aynı zamanda 2GB bir SD kart olduğu için bilgileri hafızasına alacaktır. Eye-Fi sizi kablolardan kurtarmakla birlikte, işlerin daha hızlı işlemesini sağlayacak gibi gözüküyor. Çok işe yarayacak olan bu kartın websitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Etiketler: eye fi, wireless, kablosuz, ağ, network, wireless network, kablosuz iletişim, files, dosya, fotoğraf, resim, fotoğraf makinası, digital camera, dijital fotoğraf maiknası

Yukarı
Yazilar iin RSS aboneligi