22 Temmuz 2015
Yazar: | Kategori: Haberler
Yorum: 0

windows 10 300x60 Windows 10 Hakkında

Windows 8’in pek başarılı olamadığını söylersek çok da yanılmış olmayız. Microsoft’un Windows 8 ile mobil ve masaüstü deneyimini birleştirme yönündeki gerekli denemesi, yeterince iyi bir şekilde yönetilmeyerek yeni kullanıcıları kaçıran radikal bir değişime dönüştü.

Akıllı telefon ve tablet satışlarının da PC satışlarını geçmesiyle birlikte Windows 8, Microsoft’un hanesine kara bir leke olarak yazıldı. Bu da kısa zaman içerisinde yeni bir Windows’un geleceğinin sinyallerini verdi. Windows 8.2 gelmeyeceğini düşünerek, yeni sürümün Windows 9 olmasını bekliyoruz ki buna dair de çok sayıda dedikodu dönmeye başladı.

Windows 9’un çıkış tarihinden fiyatına, sızan görsellerine kadar şimdiye kadar internette bulunan tüm bilgileri tek bir rehber altında derledik.

Güncelleme: Microsoft, 30 Eylül 2014 tarihinde düzenlediği etkinlikle işletim sisteminin Windows 10 olarak adlandırılacağını belirtti. Biz de rehberimizi bu bilgi ışığında güncelledik.

Yepyeni başlat menüsü

Windows 8’in belki de en çok eleştirilen yanlarından birisi, başlat menüsünün ortadan kalkarak yeni bir Başlat ekranını karşımıza çıkarmasıydı. Yıllardır alıştığımız Başlat menüsünün yerine bu yeni ekranın gelmesi, birçok kullanıcıyı rahatsız eden bir değişim oldu. Microsoft da bu eleştirilerden gerekeni çıkarmış ve şimdilik Treshold kod adıyla anılan yeni Windows sürümü için eskisini andıran farklı bir Başlat menüsü tasarlamış. Myce.com ve Neowin tarafından sızdırılan görsellerde, yeni başlat menüsü görülebiliyor. Windows 8.1 Pro olarak görülen bu ekran görüntüsünün, Windows 10’a ait olduğunaysa neredeyse eminiz. Çünkü söylenenleri neredeyse yansıtan bir Başlat menüsü karşımıza çıkıyor. Ek olarak yeni başlat menüsü, bildirim merkezi ve çoklu masaüstü özelliklerini gösteren videoları da yazımızın son bölümünde görebilirsiniz.

Yeni Başlat menüsünün sol tarafında, alışık olduğumuz eski menü gibi programlar ve klasörler görünüyor. Bu sol tarafın en üstünde ise Son kullanılan üç program gösteriliyor. En alttaki Tüm uygulamalar kısmından, hem masaüstü, hem de Windows 8 ile karşımıza çıkan Metro uygulamalarına erişim sağlanabiliyor. Windows 10’un bu bağlamda iki tarafı birleştirici bir yönü olduğu söylenebilir. Yani Microsoft, hem eski Başlat menüsünü özleyen kullanıcıları, hem de Metro uygulamalarını kullanışlı bulan kullanıcılarını düşünerek yeni bir menü çıkarmış.

Yeni Başlat menüsünün sağ tarafında ise, Başlat ekranında gördüğümüz kutucuk düzeni dikkat çekiyor. Başlat ekranı kullanımında olduğu gibi Metro uygulamalar buraya sabitlenebiliyor ve kolay erişim sağlanabiliyor. Ek olarak hava durumu, e-posta, haberler ve takvim gibi canlı kutucuklara da buradan erişim sağlanabiliyor. Başlat menüsünden Bilgisayarım, Belgeler ve Resimler klasörlerine de kolay erişim sağlanmış.

Son olarak Windows 10 ile birlikte Mağaza da yeni bir görünüm kazanmış.

Okumaya devam et »

Yazar: | Kategori: Genel
Yorum: 0

Eğer Windows altında herhangi bir program kurulumu sırasında hatasını alıyorsanız, alttaki güncelleme paketini kurarak sorunu çözebilirsiniz.

http://support.microsoft.com/kb/925336

Bizzat yaşadım ve  böylece çözümledim. Başkalarıda yaşar diye kaynak oluşsun istedim.

Selamlar.

Yazar: | Kategori: Genel
Yorum: 9

Merhaba,

Sata disk bulunan bir bilgisayara nasıl Windows kurabileceğinizi daha önce BURADA anlatmıştık.

Derdinize derman olacak Nlite adında ki bu program Gerekli driveri CD nize yerleştirmeye ve her defasında tekrar diskette yükleme yapmanızı önleyebiliyor.

Adımları sıralayalım.

1) Kullanacağımız program: Nlite
(indirmek için:) http://www.nliteos.com/download.html

Program ücretsizdir. Aynı zamanda türkçe dil desteği de mevcuttur.
Programı çalıştırabilmek için Net Framework 2.0 gereklidir.

2) Sata Sürücüleri
Anakartınızın CD si içerisinde bulabilirsiniz.

3) Windows Xp CD si
Olmalı.

4) CD Yazıcısı
Tabiiki mevcut olmalıdır.

Kurulum :

1) Windows Xp kurulum cd sini c:\xpcd gibi bir klasöre kopyalayın. Beklenen :

0ua5 Windows CDsine Sata Driver Nlite Kullanımı

2) nlite programını açın, türkçeyi seçin. 2. ekranda gözata basarak HDD ye çektiğimiz Windows Xp kurulum cd sini gösterin. Beklenen :

2oa6 Windows CDsine Sata Driver Nlite Kullanımı

3) karşınıza gelen 5. ekranda sürücüleri seçiyoruz.. bize gereken winxp klasörlerindeki *.inf dosyaları. doğru sürücüyü bilmiyorsanız hepsini yükleyin, büyük ihtimalle bir sorun çıkmayacaktır..

Sürücü eklemek için: “Ekle” -> “tek sürücü”

SATA\Winxp’deki VIASRAID.INF’yi eklediğmide şu ekran çıktı, doğal olarak winxp’yi seçtim…

3eh3 Windows CDsine Sata Driver Nlite Kullanımı

ayrıca sürücü klasörümdeki PIDE\Winxp ‘deki sürücüyüde ekledim..

sonuç olarak şu ekran çıktı.
4po9 Windows CDsine Sata Driver Nlite Kullanımı

TXT-MODE sürücüsünü mutlaka eklemeniz gerekli. Xp kur PNP sürücülerini kullanamaz!

5) “Devam” a basarak değişiklikleri onaylayın. Kısa bir süre sonra nlite c:\xpcd ‘deki kuruluma sürücüleri entegre edecektir. Tamamlandığında “devam” a basın.

6) “Açılabilir ISO oluşturma” ekranı geldiğinde “ISO Oluştur” a basın ve ISO nun kaydedileceği bir yer seçin.

7) ISO oluşturma kısmı biraz uzun sürecektir. Bittiğinde ISO yu cd’ye çekerek SATA gömülü Win Xp kurulumunuzu kullanabilirsiniz…

resimler için; edayi ya teşekkürler.

Yazar: | Kategori: Yazilim
Yorum: 0

Windows Updates Downloader programı sayesinde, Microsoft Windows Update sitesine bağlanarak istediğiniz tüm güncelleştirmeleri
(Service Pack ve Office 2003 dahil) indirebilirsiniz. Ayrıca belirlediğiniz bir klasör içerisine de indirebilirsiniz. Daha sonra da CD’ye yazabilirsiniz. Böylece PC’ye format sonrası her defa Windows Update sitesine bağlanmak zorunda değilsiniz. Üstelik program oldukça kolay ve kullanışlı bir arayüze sahiptir.

Programı yükledikten sonra yapmanız gereken sadece güncelleme listesi dosyasını indirip açmaktır. Sonra güncelleme listesi dosyası otomatik olarak programa yüklenecektir. Daha sonra yüklemek isteğiniz Windows güncelleştirmelerinin üzerine tıklayarak indirme işlemini kendi isteğinize göre de ayarlayabilirsiniz.

41970 Windows Updates Downloader 2.30 Build 988

Önemli:
Kullandığınız işletim sistemine göre aşağıdaki
Windows Xp veya Windows Vista yazan yere tıklayarak Türkçe güncelleştirme listesini indiriniz.

Windows Xp

Windows Vista

Güncelleştirme listesi dosyası (32-bit) sürüm içindir.

# Programın çalışabilmesi için .NET Framework 2.0 sürümün sisteminizde yüklü olması gerekmektedir.

# Diğer güncelleştirme listeleri için buraya tıklayınız.

# Programın stabil sürümünü buradan indirebilirsiniz.

Yazar: | Kategori: LinuX, windows
Yorum: 2

Neden Microsoft NT, 200x, Xp kullanmıyorum?

Pahalı da ondan…

Son derece güçlü bir kişisel bilgisayar yalnızca $400 düzeyinde bir fiyata satın alınabilirken, bu bilgisayarın çalıştırılabilmesi için $100-200 vermek bana mantıklı gelmiyor. Üstelik bu çapta bir para harcayınca, insan, doğal olarak birşeyler bekliyor. Örneğin bilgisayarın diski bozulmadıkça veri kaybetmemek; kolay kullanım, esnek kullanım gibi…

Açık kod yazılımlarla bilgisayarımı çalıştırabildiğim, veri kaybetmediğim, kolay ve esnek kullanım elde edebildiğime göre neden para harcayayım ki? Sadece “para harcamak” olsa neyse; bir de harcanan çok değerli zaman var. Ben bilgisayarımı iş yapmak için kullanmak isterim; zamanımın büyük kısmını bilgisayarı ayakta tutmak için harcamak benim için çok pahalı bir uğraş.

Windows ailesinin satın aldıktan sonraki bedeli de yüksek. Yıllar boyu sürekli bilgisayarınızın çeşitli kapasitelerini yükseltmek zorunda kalıyorsunuz. Bellek al, disk al, bellek uymadı, ana kart değiştir, kart uymadı kasa al… Etrafıma bakınca bu satın almaların sonunun bir türlü gelmediğini gözlüyorum. Hadi bilgisayarınızın gittikçe gelişmesi hoşunuza gidiyor diyelim, ikide bir işletim sistemi yüklemenin bedeli ne olacak?

Windows’u kullanmak zor da ondan…

Bir sürü insanın “hadi canım sen de…” dediğini duyar gibiyim. Eğer bilgisayar kullanmak sizin için ikon tıklamaktan ibaretse, evet, Windows serisi işletim sistemleri gerçekten kolay görünüyor. Ancak işletim sisteminin sizi yönetmesini değil de, sizin işletim sistemini yönetmenizi gerektiren kullanım alanlarınız söz konusuysa, o zaman Windows serisi işletim sistemlerini kullanmak gerçekten çok zor oluyor.

Bilgisayar kullanmak yalnızca buton ve ikon tıklamak değildir (hoş, Xp’de tıklayacak butonun yerini bulmak da ayrı bir macera ya…) Windows İşletim sistemini siz yönetmek istediğinizde bir bakıyorsunuz sabahtan akşama kadar “Registry Editor” kullanıyorsunuz. Windows Registry’de düzenleme yapmanın kolay olduğunu söyleyenin alnını karışlarım.

Neyse… Daha pratik konulara dönelim:

Üzerinde haftalarca çalışıp, istediğiniz kuruluma getirdiğiniz bir bilgisayarın diskini işletim sistemiyle birlikte yedeklemeyi hiç denediniz mi?

Bir ağda “ORTAK” adı altında paylaşıma açtığınız ve etraftaki bilgisayarlardan rahatlıkla görünen bir dizinin kendi bilgisayarınızda aslında hangi dizin olduğunu aramak zorunda kaldınız mı?

Haberlerde 135 numaralı portun tehlikeli olduğunu, hemen kapatmanız gerektiğini öğrendiniz diyelim. Hiç Xp’de belli bir portu kapatmayı denediniz mi? Belli bir portu kapatma seçeneğiniz yok! Açık kalmasını istediğiniz portları teket teker girmek zorundasınız, bunun için de açık kalması gereken portları bilmeniz gerekiyor. Bırakın sıradan kullanıcıları, kaç ağ yöneticisi MS-Network için açık kalması gereken portları biliyor ki…

Güvenilir değil de ondan…

Hafta sonunda ofisteki bilgisayarınızı açık bırakmaya cesaret edemiyorsunuz. Genellikle Pazartesi iş başı yapınca ilk işiniz “reboot” etmek oluyor; üstelik bu, sistemin açılıp açılmayacağını heyecanla beklediğiniz bir reboot süreci oluyor.

Sistemde bir değişik yaptığınız zaman “reboot” gerekip gerekmeyeceğini bilmiyorsunuz. Evdeki PC söz konusu olduğunda (yani işletim sisteminin kullanıcıyı yönetmesinin bir zararı olmadığında) sorun değil tabii ama bir bankanın bilgisayarında “reboot”un ne demek olduğunu bankacılar bilir. Eski bir arkadaşımın görevi çok uluslu bir kuruluşta, reboot edebilecekleri zaman dilimi çok dar olduğu için sabaha karşı ofise gidip makinelere yazılım yüklemekti.

Windows serisi işletim sistemlerinin bellek yönetimi iyi değil! Bu yüzden makine açık kaldığı sürece ve çeşitli uygulama programları açılıp kapatıldıkça kullanılabilir bellek sürekli azalıyor. Photoshop kullanıcıları iyi bilir. 3-5 seanstan sonra reboot gerekiyor. Evet; bunun nedeni Photoshop ya da bunun gibi programların kullandıkları bellek alanlarını işi bittiğinde işletim sistemine geri vermede başarısız olması olabilir ama işletim sisteminin buna izin vermesi garip. Belleğin yönetiminden Windows sorumludur, birilerinin bu kaynağı kötü kullanıyor olması sorumluluğu azaltmaz. “Ne yapabiliriz ki, insanlar hırsızlık yapıyor işte…” diyen bir emniyet müdürünü ne denli hoş görebiliyorsam, Windows’u da ancak o derece hoş görebiliyorum.

Windows serisi işletim sistemlerinde süreç yönetimi iyi değil! İçinde birkaç yüz dizin ve sekiz-on bin dosya bulunan bir disk dizinini (örneğin Windows CD’sinin kopyasını) silmeye kalktığınızda diğer süreçler pratik olarak duruyor. Üstelik sistem silme işleminde “şu kadar dakika kaldı” dediğinde de hiç güvenilir olmuyor. Bir bakmışınız bir dakika var, bir bakmışınız 57 dakika var!

Güvenli değil de ondan…

2000-2003 yıllarında Internet üzerinde dolaşan paketlerin neredeyse yüzde 10′u bir yerleri kırmaya çalışan, bir yerlere virüs bulaştırmaya çalışan paketler oldu. İyi niyetle kurulan bir Xp makinenin Internet üzerinde çarpılmadan dayanma süresi 15 dakikaydı. Bu rezaletin tek nedeni, Xp’nin standart servislerinin hepsinin açık olarak kurulması. Xp’nizi kuruyorsunuz, bilgisayarınız sanki bir ISP makinesi gibi her türlü servisi verir durumda… Kullanıcıların haberi bile yokken makine aslında bir web sunucusu olarak hizmet veriyor. Kullanımı kolay olduğu iddia edilen bir işletim sisteminde kullanıcı bu servisi kapatmanın yolunu bulana kadar olan oluyor. Oysa servisler baştan kapalı olsa ve ne yaptığını bilen kullanıcılar, bunları gerektikçe açsa daha güvenli ve akıllıca olmaz mıydı?

Bunun iki açıklaması olabilir:

* güvenlik, Microsoft’un umurunda değil; veya
* servisleri kapatamıyorlar çünkü diğer bazı işlevler buna bağlı.

Her ikisi de kötü!

Bir Windows bilgisayarı tam olarak koruyabilmek için başka üreticilerin ürünlerine gereksinim duyuyorsunuz. Her ne kadar Windows’un yeni sürümlerinde adı “Firewall” olan işlevler varsa da, bilinmeyen(!) bir nedenle insanlar ve kuruluşlar ZoneAlarm, Norton Firewall gibi ürünler kullanmak zorunda kalıyorlar. Ya da işi kökünden halletmek için ağın girişine adam gibi bir Firewall makinesi kuruyorlar. (Hiç Windows işletim sistemiyle çalışan Firewall makinesi veya yönlendirici (router) gördünüz mü?).

Diyorlar ki, herkes Windows makinelere saldırdığı için kırılma oranı yüksekmiş. Hiç alakası yok! Özel bir bilgisayara saldırıldığında bu doğru olabilir ama son yıllardaki saldırılar hep genel saldırı oluyor. Virusler ya da Worm’lar IP numaralarını sıradan arttırarak deniyorlar. Nitekim, benim makineme hergün yüzlerce (bazen binlerce) saldırı geliyor. Çoğunun farkına bile varmıyorum.

Outlook’a bile güvenemiyorsunuz!

Eğer kurulduğu şekilde kullanırsanız, gelen geçen her virüs, Outlook’un aslında hoş ama gerekli de olmayan özellikleri yüzünden sisteminize bulaşıyor. Güvenlik düzeyini arttırırsanız, e-posta ekindeki dosyaların varlığından haberdar bile olmuyorsunuz. Yayıncı dostum Mustafa Aslantunalı, kendisine gönderdiğim dosyaları almadığını, mesajlarımın ekinde herhangi bir dosya olmadığını söyleyip duruyordu. Sonunda dosyaları web alanına koydum, o çekti aldı. Bir kaç gün sonra anlaşıldı ki, Outlook, mesaj ekindeki dosyaların uzantısını beğenmeyip Mustafa’dan gizliyormuş. Outlook’u bizim bürokratlar yazdı herhalde…

IE’ye hiç güvenemiyorsunuz!

SUN Microsystems’dan intikam alma amacıyla artık Java yüklü gelmiyor. Kullanımı kolay olması gereken işletim sistemine Java’yı sonradan yüklemeniz gerekiyor.

IE’yi sürekli güncel tutmazsanız MS sayfalarındaki Javascript kodlarıyla bile başınız derde girebiliyor. İyi hoş da; IE’yi güncel tutmak demek para harcamak demek…

IE, sadece web tarayıcısı olmayıp, sistemin de tarayıcısı olduğu için web tarayıcınızı güncellerken bir sorun çıkarsa ( ki çok sık çıkıyor) bilgisayarınız dağılıyor. Hadi işin yoksa baştan kur.

Microsoft’a güvenemiyorum

Bir yazılımda hatalar olması doğaldır; hele işletim sistemi boyutlarında bir yazılımda binlerce hata olması doğaldır. Ancak bu hataların düzeltilmesini beklemek de bir o kadar doğaldır. Ortaya çıkan bir güvenlik açığının düzelmesi için aylarca bir sonraki servis paketini beklemek bana garip geliyor. Son aylarda servis paketi yerine yama sistemine geçtiler ama dağıtılan yamaların kapatması gereken gedikleri kapatmadığını, uygulanan yamaların sistemi tamamen göçerttiğini görmek beni dehşete düşürüyor.

Microsoft’un para kazanma yöntemleri de çok vahşi ve sık sık genel ahlak kurallarına uymuyorlar. Üçüncü parti şirketlerin fikirlerini ve ürünlerini satın alacakmış gibi davranıyorlar. Konuyla ilgili herşeyi öğrenip, şirketle ilişkilerini kesiyorlar. Sonra da o fikir veya ürünü kullanıyorlar. Farkedilirse de 300-500 milyon dolar tazminat verip işlerine devam ediyorlar. Yakışmıyor…

Msn’de “Linux” diye arama yapıyorsunuz, karşınıza ilk gelen linkler “Migrating from Linux to Windows 2003″. “Alternatives to Linux-Apache, Php” anlatıyor. İnsaf!

Msn’e Opera tarayıcısıyla giriyorsunuz sayfalar eksik çıkıyor. Opera’ya “kendini karşı tarafa MS-IE tarayıcısı olarak tanıt” diyorsunuz, sayfalar düzeliyor. Sunucudaki kodda “if browser == ‘Opera’ ” diye bir deyim var demek ki… Yazık!

UNIX’ten uzak durmak için bahane uyduranlara yanıtlar
“UNIX’le bir sürü şeyi yapamazsın” diyorlar

Yooo… Her işimi yapıyorum. Belki de bilgisayar oyunlarına hiç ilgi duymadığım içindir ama uzun yıllardır hiç kendi işlerim için Windows ya da MS-Office kullanmak zorunda kalmadım. Kullanmak zorunda olan da pek az insanla karşılaştım. Office-Xp Professional kullananların yüzde doksan beşi, işlerini aslında WordPad ile yapabilecek insanlar. Ülkemizde Excel’in yeteneklerinin yüzde 20′sini kullanabilenlerin sayısı iki-üç bin kişiyi geçmez (kitap satışlarından belli).

Sonuç olarak Linux + Open Office + Mozilla ile her işimi son derece rahat, güvenli bir şekilde yapabiliyorum.

Üstelik ister evden, ister başka bir ülkeden bilgisayarımı kullanabiliyorum; hem de ofiste çalışırken nasıl bir düzende çalışıyorsam, uzaktan da aynı ekran düzeniyle çalışıyorum. Windows işletim sistemi kullanan ve Windows sunucu yöneten meslekdaşlarım ikide bir işyerlerine gitmek zorundayken ben sistemimi uzaktan rahatlıkla kullanıyor ve yönetiyorum.

“UNIX zor” diyorlar

Aslında kimse “UNIX zor” demiyor. Hep “UNIX zormuş” diyorlar. Yani bilmeden, denemeden fikir yürütüyorlar. Evet! Yalnızca evinden internete bağlanan, chat yapan ve oyun oynayan bir kullanıcı için UNIX’in zor olduğu söylenebilir. Ne de olsa yeni bir işletim sistemi öğrenmesi gerekir, ama bilgisayar profesyonellerinin “UNIX zormuş” demelerine tahammül edemiyorum.

“UNIX aslında daha pahalı” diyorlar

Evet, bunu diyorlar ama çıkar karşılığında diyorlar. UNIX bilen sistem yöneticilerinin az ve pahalı olduğunu, bu nedenle büyük bir sistemi UNIX üzerine oturtmanın pahalı olduğunu yazan raporlar hep Microsoft finansmanıyla yazılan raporlar. Aslında doğruluk payı da yok değil; UNIX bilen sistem yöneticisi bulmak daha zor ve doğal olarak daha pahalı ama Windows sistemleri yönetmek için çok sayıda sistem yöneticisi gerekirken UNIX ve Linux için bir kişi (hadi yedeğiyle beraber iki diyelim) yetiyor. Windows sistem yöneticileri vardiyalı çalışırken, UNIX sistem yöneticileri akşam 17:30 da evine gidiyor.

Hiç kimse bana UNIX’in Windows’dan daha pahalı olduğunu kabul ettiremez; yıllardır bu işlerin içindeyim. UNIX ve Windows tabanlı sistemlere yapılan yatırımların ne kadar süreyle değerlerini koruduğunu, o sistemleri ayakta tutmak için ödenmesi gereken maaşları, yazılım lisans ücretlerini gayet iyi biliyorum.

“UNIX için destek yok” diyorlar

Hadi canım…. Sanki Windows için işe yarar bir destek var da… Hayatınızda hiç MS destek hattını aradınız mı? Konuşmanın onbeşinci saniyesinde reboot etmenizi, eğer “zaten ettim” diyorsanız, işletim sistemini yeniden kurmanızı ve MS’e ait olmayan programları kaldırmanızı öneriyorlar. Haaaa… Ücretli servis/destek anlaşması yapmak ve adam gibi destek almak mümkün diyorsanız o başka…

Oysa UNIX için 365 (bazen 366) gün, 24 saat ve hangi dilde istiyorsanız o dilde, ücretsiz destek var. Tek koşulu, çalışan bir internet bağlantınızın olması…

Sonuç

Uzun zamandır Linux kullanıyorum. Yapmam gereken ama yapamadığım hiçbir şey yok. Ama benim yapabildiğim birçok şeyi Windows kullanan meslekdaşlarım yapamıyor.

Bilgisayarlarını kolay, ucuz ve güvenilir bir şekilde yedekleyemiyorlar (verileri yedeklemekten söz etmiyorum! Tüm yazılım unsurlarıyla, komple sistem yedeklemekten söz ediyorum.)

Bilgisayarlarını uzaktan denetleyemiyorlar ve sık sık sistem odasına veya ofislerine gitmek zorunda kalıyorlar.

Kelime işlemcileriyle 200-300 sayfalık dökümanlarda çalışmaya; daha genel bir deyişle bellek kapasitelerini zorlamaya korkuyorlar. Bu yüzden hep aşırı yüksek bellekli bilgisayarlarla çalışıyorlar. Lisans sunucusu kuracaksınız; tavsiye edilen bellek 512 MByte; yazıcı paylaşımında kota sistemi kuracaksınız, tavsiye edilen bellek 1 Gigabyte! Kota sistemini 32 Mbyte bellekli, 2-3 GB diskli, 166 MHz eski bir makineye kurduk, oldu bitti. Üstelik bir yıldan fazla bir süredir de (son KGK arızasından bu yana) kesintisiz çalışıyor.

Bilgisayarlarında devamlı bir Anti-virüs programı çalıştırmak zorundalar. Hem performans kaybediyorlar hem de iki-üç günde bir virüs veri tabanı güncellemek gibi bir görevleri var. Birden fazla makineden sorumlu ağ yöneticileri, mesailerinin çoğunu işletim sistemi güncelleme, virüs veri tabanı güncellemeyle harcıyorlar. Yetişemeyince de ya özel yaşamlarından fedakarlık yapıyorlar, ya da işletme maliyetini arttıracak önlemlere başvurmak zorunda kalıyorlar.

Son 3-4 yıldır kırıldığı için yeniden yüklemek zorunda kaldığım tek bir Linux bilgisayarına karşın yüzlerce kez Windows yükledim ya da yüklettim.

Düzgün yedeklenmiş bir UNIX makineyi, dağıldığında yerine koymak üç-dört saatlik bir iş iken dağılan bir Windows makineyi eski haline getirmek en az iki gün alıyor.

İşte bütün bunlardan dolayı UNIX ve Linux kullanıyorum. Linux olduğu zaman, işletim sistemine ve gereksinim duyduğum bir sürü uygulama yazılımına para vermiyorum. Bilgisayarımı kapatmıyorum ve iki üç günde bir reboot etmiyorum. 300-400 günlük kesintisiz çalışma süreleri benim için son derece doğal. Bu rahatlığı bedelsiz elde etmedim elbette… UNIX öğrenmek için çok okudum, kitaplara çok para verdim ama işin iyi yanı ne biliyor musunuz? Yıllardır öğrendiklerimi ve 6-7 yıl önce satın aldığım kitapları hala kullanıyorum.

Etrafımdaki birçok insan, ikide bir işletim sistemi yüklemeyi, ikide bir çakılmayı, virüsleri, bilgisayar kullanmanın doğal bir bedeli sanıyor ve “bu işler böyle yürüyor” diyerek bu ızdırapları büyük bir fedakarlıkla çekiyor. “Bu yaşadıklarınız normal değil, bu ızdırapları çekmenize gerek yok, UNIX kullanın geçer” diyince cevapları hazır: Efendim, standartların dışına çıkamazlarmış, ayrıca UNIX zormuş…

Eh.. Kolay gelsin o zaman...

yazan: Can Uğur Ayfer

Yazar: | Kategori: Genel
Yorum: 26

shadewhite thumbnail 2 Windows Vista Temaları

Klasik vista temanız artık sizi sıkmaya başladıysa bu siteye mutlaka girmelisiniz . Temaların yanısıra ikon ve
ekran koruyucununda bulunuyor .Temaları bilgisayarınıza kuramadıysanız buraya bakabilirsiniz.

Yazar: | Kategori: Genel
Yorum: 1

Gün gectikce bilgisayarlarımızın artan perforformansları artık aynı anda farklı işletim sistemlerini çalıştırabilecek yapıya geldiler.
Bir bilgisayara birden fazla işletim sistemi kurulabileceği bilinen bir durum.Ama bunun daha da ötesi aynı anda tek bir bilgisayar üzerinde farklı işletim sistemlerini kullanabilmek.
İşletim sistemlerini test edenler ve yazılım üreticileri için kolaylık olan bu çeşit uygulamalar maliyetleri düşürmek için server sahipleri tarafından kullanılmakta. Keza tasarladıkları internet sayfalarını farklı işletim sistemleri altında görmek isteyen web geliştiricilere birer velinimet konumundalar.
İlgilenenler için en bilinenleri sırasıyla VMware, sun firması tarafından bünyesine katılan virtualbox, microsoft virtual pc, bochs ve qemu.
Bu yazılımlar yapısı itibarıyla işlemci-ram arasında bir köPrü kurarak donanıma erişim sağlıyan yazılımlar. Bir nevi emülatör, donanım taklidi yapan uygulamalar.
Size bu yazılımlardan bahsetmek yerine sanallaştırma olayını bir adım daha ileriye götürmüş olan XEN den bahsedeceğim.
XEN Cambridge Üniversitesi tarafından başlatılmış bir proje. Ayrıntılara boğulmadan anlatmak gerekirse xen donanıma yukarıda bahsettiğim yazılımların aksine arabirimsiz erişmekte, performans bakımından harikalar yaratmaktadır.
Lisanslama sebepleri yüzünden Windows sürümü bulunmayan bu uygulama Unix ve türevleri altında rahatça çalışmaktadır. Örneğin Linuxda.
Kernele entegre edilebilen XEN, ana işletim sistemi açılışında çalışmakta, isteyen işletim sistemine ise donanımı kusursuz kullandırtmaktadır.
Daha fazla bilgi için projenin resmi sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. Örnek videolar ise burada 1, 2, 3

xen hvm Birden Fazla İşletim Sistemi Çalıştırmak

winxp xen hvm2 Birden Fazla İşletim Sistemi Çalıştırmak

winxp running on xen Birden Fazla İşletim Sistemi Çalıştırmak

ss fc5t2 xen medium Birden Fazla İşletim Sistemi Çalıştırmak

hubertf xen Birden Fazla İşletim Sistemi Çalıştırmak

Yazar: | Kategori: Genel
Yorum: 3

windows seven Windows Se7en   Windows Seven

vista’ya daha tam olarak alışamamışken Microsoft’un, Vista‘dan sonraki işletim sistemi olması beklenen Windows 7′ye ait olduğu iddia edilen ekran görüntüleri, videolar, haberler internette çoktan yer almaya başladı bile. konuyla alakalı olarak burası, burası ve burası var.

Yukarı
Sayfa 1 ile 512345
Yazilar iin RSS aboneligi